KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7309 E., 2024/3740 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/7309
- Karar No
- 2024/3740
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin olarak, "Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi" verilmesi istemiyle internet sitesi üzerinden 23.11.2020 tarihinde yapılan başvurunun, internet sitesinin aktive edilmemesi suretiyle zımnen reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin "Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi" verilmesi istemiyle internet sitesi üzerinden 23.11.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, başvurusunun internet sitesinin aktive edilmemesi suretiyle idare tarafından zımnen reddedildiği ileri sürülerek anılan zımni ret işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, yargılamanın devamı sırasında davacı tarafından bu defa 07.01.2021 tarihinde yapılan başvuru üzerine,
davacıya ait ... plaka sayılı araca ilişkin 17.01.2021 onay tarihli Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesinin düzenlendiği görüldüğünden, davanın konusunun kalmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacıya ait araca ilişkin "Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi" düzenlendiği görüldüğünden, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı;
diğer taraftan, savunma dilekçesinde, turizm yolcu taşımacılığı izin belgesi başvurularında, başvuru dilekçesi ve ekli belgelerin öncelikle fiziken ibraz edilmesi ayrıca elektronik posta yolu ile gönderilmesi halinde sistemin online başvuru yapmaya müsait hale geleceği, davacı tarafından ise ilk olarak online sistem üzerinden başvuru yapılmaya çalışıldığı ve sisteme giriş yapılamamasını zımni ret sayarak dava açıldığı yönünde beyanda bulunulduğu görüldüğünden, davaya konu başvuru işleminde, davacı tarafça yukarıda açıklandığı şekilde işlem silsilesi işletilmeksizin başvuru yapılmaya çalışıldığı ve sistemin online olmaması durumunun,
olması gerektiği şekilde başvuru yapılmamasından kaynaklandığı, bu nedenle de davanın açılmasına, davacı tarafın kendi kusuruyla sebebiyet verdiği değerlendirildiğinden, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verildiği, açıklanan nedenlerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davalı idarenin açıklamaları ve Mahkeme kararında belirtilen gerekçenin aksine, uygulamada turizm izin belgesi alabilmek için sadece internet üzerinden online başvuru yapılabildiği, idarenin kurduğu sistemde meydana gelen sıkıntı ve sorunların davalı idarenin sorumluluğunda bulunduğu, davacının dava konusu işleme esas yaptığı başvuruda usule aykırı bir durum bulunmadığı, davalı idarenin benzer davaların aleyhine sonuçlanması sonrasında online sistemi açarak izin belgelerini vermeye başladığı, Mahkemece idarenin soyut iddialarının araştırılmadan karar verildiği hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin olarak, "Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi" verilmesi istemiyle internet sitesi üzerinden 23.11.2020 tarihinde yaptığını belirttiği başvuruya ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davalı idare tarafından da bu şekilde bir başvuruya dair bir kayıt ve bu başvuruya yönelik tesis edilen bir işlemin bulunmadığının bildirildiği görüldüğünden, davalı idarenin ıttılasına girmeyen bir başvurunun açık veya zımni olarak reddedilmesi fiilen ve hukuken mümkün bulunmadığından,
uyuşmazlıkta kesin ve icrai nitelikte bir işlemin varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı açık olduğundan, buna göre davada davanın incelenmeksizin reddi kararı şartlarının bulunduğu anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasında hukuk ve usule aykırı bir durum bulunmadığı gibi; davanın incelenmeksizin reddi kararı yerine, davacının lehine olacak şekilde, Mahkemece, dava devam ederken "Turizm Servis Aracı Güzergah Kullanım İzin Belgesi" düzenlendiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiğinden, ...
Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenmesinde, davacının hukuki bir yararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/7309, K. 2024/3740, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama