KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7548 E., 2022/5607 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/7548
- Karar No
- 2022/5607
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Şırnak İli, Uludere İlçesi, … Mahallesinde Güvenlik Korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç-6. maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Şırnak Valiliği'nce tesis edilen 08/01/2019 Olur tarihli işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, öldürülen örgüt mensubunun taziyesine katıldığına ve terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, dava konusu işlemin salt kimliği tespit edilemeyen bir şahıs tarafından yapılan ihbar üzerine teyit edilemeyen istihbari bilgiye dayanılarak tesis edildiği; dava konusu işleme ilişkin iddia nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarih ve S:. K:… sayılı kararıyla, davacı hakkında, atılı suçun işlendiği yönünde yeterli delil bulunmadığından bahisle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, davacının Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (ç) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca 8/1/2019 tarihli Vali Oluru'yla görevden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
öte yandan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenleyen Anayasanın 125'nci maddesi hükmü uyarınca, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı sabit görüldüğünden davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödemesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 18/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ilgili Yönetmeliğin 17. maddesinin (ç) fıkrası 6. bendinde "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmak" halinin göreve son verme nedenleri arasında sayıldığı, davacının terör örgütü mensubunun taziyesine gittiği yönünde ihbar yapıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/7548, K. 2022/5607, 13 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama