İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2021/8037 K.2023/2481

Dava konusu istem: Özel öğretim kurumu işletme ruhsatı verilen davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 29/01/2019 tarihinde yayınladığı basın bülteninde, 5580 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sonucu özel öğretim kurumlarının kapatılacağı,…

Esas2021/8037Karar2023/2481Tarih28 Nisan 2023Okuma11 dk · 2.245 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/8037 E., 2023/2481 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
28 Nisan 2023
Esas No
2021/8037
Karar No
2023/2481
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.245 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Özel öğretim kurumu işletme ruhsatı verilen davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 29/01/2019 tarihinde yayınladığı basın bülteninde, 5580 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sonucu özel öğretim kurumlarının kapatılacağı, dolayısıyla bu kapsamdaki kursların 2019 - 2020 eğitim öğretim yılı için bursluluk sınavı ve öğrenci kaydı yapmamaları gerektiği ifadelerine yer verildiği ve tarafına tebliğ edildiği,

bu basın bültenine dayanılarak Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden kursun kapatılmasını talep etmesi üzerine özel öğretim kurumu işletme ruhsatının iptal edildiğinden bahisle Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yazısı üzerine kayıt yaptırılan öğrencilerin başka kurumlara yönlendirildiği, yeni öğrenci kaydı yapamadığı,

kurs yerine ilişkin yapmış olduğu masraflar, kira ödemeleri, istihdam edilmek zorunda kalınan personel giderleri, vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan vergilerin karşılığı, elektrik, doğal gaz, telefon, internet faturaları için yapılan ödemeler ve delil tespiti istemiyle açılan davada yapılan masraflar karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 223.902,32 TL maddi tazminatın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; belirtilen basın bülteninde doğrudan kursun kapatılmasına yönelik bir işlemin olmadığı, mevzuat çalışmasından bahsedilerek çalışmaların yasalaşması halinde hak kaybı olmaması için özel öğretim kurumlarının bilgilendirilmesi amacıyla tesis edildiği, söz konusu işlemin yayınlandığı dönemin 2018-2019 eğitim - öğretim dönemi olduğu ve belirtilen dönem içerisinde davacının kursun kapatılması istemiyle başvurması üzerine özel öğretim kurumunun kapatılmasına karar verildiği de dikkate alındığında, davacı tarafından uğranıldığı ileri sürelen zararlar nedeniyle davalı idarenin sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin ön koşulları arasında "hukuk güvenliği ilkesi" ile "hukuki belirlilik ilkesi" bulunmaktadır. Hukuki belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.

Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.

Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi ise, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuk güvenliği ilkesi, kişiler arasında oluşan ve kesinlik kazanan ilişkilerin yanı sıra kişilerin devlet ile olan münasebetleri neticesinde kişiler lehine ortaya çıkan ve kati hale gelen neticelerin de muhafazasını mecburi hâle getirmektedir. Devletin birey ile hukuk âlemindeki etkileşiminden doğan neticelerin korunması yükümlülüğü, hem özel hukuk alanına hem de kamu hukuku alanına sirayet eden neticeler bakımından geçerlidir.

Uyuşmazlıkta.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 29/01/2019 tarihinde yayınladığı basın bülteninde, 5580 sayılı Yasada yapılan değişiklik sonucu özel öğretim kurumlarının kapatılacağı, dolayısıyla bu kapsamdaki kursların 2019-2020 eğitim öğretim yılı için bursluluk sınavı ve öğrenci kaydı yapmamaları gerektiği ifadelerine yer verildiği ve Ankara Valiliği İl Milli Eğitimi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 29/05/2019 tarihli dilekçe ile Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden 08/11/2018 tarihli iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptalinin talep edildiği,

Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürülüğü'nün 30/07/2019 tarihi Olur'u ile özel öğretim kurumunun 29/09/2019 tarihinden itibaren sürekli olarak kapatılmasına karar verildiği, ancak süreç içerisinde özel öğretim kurslarının kapatılmadığı, davacı tarafından Bakanlığın yayınladığı basın bülteni nedeniyle kursun kapatılmasını talep ettiği, Bakanlıkça özel öğretim kurslarının kapatılacağı yolunda bir açıklama yapılmasaydı kursunu kapatma iradesinin oluşmayacağı zira.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yazısı üzerine kayıt yaptırılan öğrencilerin başka kurumlara yönlendirildiği, yeni öğrenci kaydı yapamadığı ileri sürülerek kurs yerine ilişkin yapmış olduğu masraflar, kira ödemeleri, istihdam edilmek zorunda kalınan personel giderleri, vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan vergilerin karşılığı, elektrik, doğal gaz, telefon,

internet faturaları için yapılan ödemeler ve delil tespiti istemiyle açılan davada yapılan masraflar karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 223.902,32 TL maddi tazminatın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmektedir.

Olayda; her ne kadar davacı tarafından kursunu kapatma yolundaki iradesini içeren dilekçe ile davalı idareye başvurması üzerine sürecin başladığı görülmekte ise de; aslında davacının özel öğretim kursunu kapatma iradesinin olmadığı, Bakanlığın 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle özel öğretim kursu adı altında özel öğretim kurumu kalmayacağı, yeni kurs açılmasına izin vermeyeceği, mevcut kursların da kapatılacağı yolundaki beyanı üzerine kapatma iradesini ortaya koyduğu, bir başka ifadeyle Bakanlığın yönlendirmesi ile kapatma kararı aldığı,

nitekim Kasım 2018 itibariyle kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan davacının 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle tam kapasite faaliyete geçmek için hazırlık süreci içerisinde olduğu, ancak davacının idareye duyduğu güven nedeniyle basın bültenine itibar ederek yakın zamanda açmış bulunduğu kurumunu kapatma yoluna gittiği anlaşılmaktadır.

Burada, davalı idarenin yönlendirmesi neticesinde kurumu kapanan davacının muhtemel zararının veya muhtemel elde edeceği karının maddi tazminat adı altında tazmin edilmesi mümkün olmamakla birlikte; özel öğretim alanında faaliyette bulunmak isteyen bu yolda gerekli izin ve ruhsatlarını alan davacının kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatını aldıktan kısa bir süre sonra eğitim öğretim faaliyeti için hazırlık aşamasında olduğu ve kısmen de öğrenci kaydı gerçekleştirdiği kurumunu kapatma iradesi göstermesine Bakanlığın resmi açıklamasının neden olduğu dikkate alındığında;

kurum binası için kiralama ve kurum binasının özel öğretim kurum standartlarını sağlanmasına yönelik bina bakım ve onarım giderleri, eğitim öğretim faaliyeti için kurumda bulunması gereken araç, gereç alımı gibi kurumun eğitim öğretime hazırlanmasına yönelik yapılan ve faturalandırılabilen giderlerin davalı idarece karşılanması başta hukuk devleti ilkesi olmak üzere, idari istikrar ve idari güven ilkesinin bir gereğidir.

Davalı idarenin beyanına itibar ederek kurumunu kapatma iradesi gösteren davacının, davalı idarenin açıklaması ile yönlendirildiği, dolayısıyla kurum binası için kiralama ve özel öğretim kurum standartlarının sağlanmasına yönelik bina bakım ve onarım giderleri, eğitim öğretim faaliyeti için kurumda bulunması gereken araç, gereç alımı gibi kurumun eğitim öğretime hazırlanmasına yönelik yapılan ve faturalandırılabilen giderlerinin maddi tazminat kapsamında karşılanması gerektiği, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 28/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Dava, Özel öğretim kurumu işletme ruhsatı verilen davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 29/01/2019 tarihinde yayınladığı basın bülteninde, 5580 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sonucu özel öğretim kurumlarının kapatılacağı, dolayısıyla bu kapsamdaki kursların 2019 - 2020 eğitim öğretim yılı için bursluluk sınavı ve öğrenci kaydı yapmamaları gerektiği ifadelerine yer verildiği ve tarafına tebliğ edildiği,

bu basın bültenine dayanılarak Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden kursun kapatılmasını talep etmesi üzerine özel öğretim kurumu işletme ruhsatının iptal edildiğinden bahisle Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yazısı üzerine kayıt yaptırılan öğrencilerin başka kurumlara yönlendirildiği, yeni öğrenci kaydı yapamadığı,

kurs yerine ilişkin yapmış olduğu masraflar, kira ödemeleri, istihdam edilmek zorunda kalınan personel giderleri, vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan vergilerin karşılığı, elektrik, doğal gaz, telefon, internet faturaları için yapılan ödemeler ve delil tespiti istemiyle açılan davada yapılan masraflar karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 223.902,32 TL maddi tazminatın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin ön koşulları arasında "hukuk güvenliği ilkesi" ile "hukuki belirlilik ilkesi" bulunmaktadır. Hukuki belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.

Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır.

Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi ise, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuk güvenliği ilkesi, kişiler arasında oluşan ve kesinlik kazanan ilişkilerin yanı sıra kişilerin devlet ile olan münasebetleri neticesinde kişiler lehine ortaya çıkan ve kati hale gelen neticelerin de muhafazasını mecburi hâle getirmektedir. Devletin birey ile hukuk âlemindeki etkileşiminden doğan neticelerin korunması yükümlülüğü, hem özel hukuk alanına hem de kamu hukuku alanına sirayet eden neticeler bakımından geçerlidir.

Uyuşmazlıkta.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 29/01/2019 tarihinde yayınladığı basın bülteninde, 5580 sayılı Yasada yapılan değişiklik sonucu özel öğretim kurumlarının kapatılacağı, dolayısıyla bu kapsamdaki kursların 2019-2020 eğitim öğretim yılı için bursluluk sınavı ve öğrenci kaydı yapmamaları gerektiği ifadelerine yer verildiği ve Ankara Valiliği İl Milli Eğitimi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 29/05/2019 tarihli dilekçe ile Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nden 08/11/2018 tarihli iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptalinin talep edildiği,

Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürülüğü'nün 30/07/2019 tarihi Olur'u ile özel öğretim kurumunun 29/09/2019 tarihinden itibaren sürekli olarak kapatılmasına karar verildiği, ancak süreç içerisinde özel öğretim kurslarının kapatılmadığı, davacı tarafından Bakanlığın yayınladığı basın bülteni nedeniyle kursun kapatılmasını talep ettiği, Bakanlıkça özel öğretim kurslarının kapatılacağı yolunda bir açıklama yapılmasaydı kursunu kapatma iradesinin oluşmayacağı zira.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yazısı üzerine kayıt yaptırılan öğrencilerin başka kurumlara yönlendirildiği, yeni öğrenci kaydı yapamadığı ileri sürülerek kurs yerine ilişkin yapmış olduğu masraflar, kira ödemeleri, istihdam edilmek zorunda kalınan personel giderleri, vergi dairesine ödenmek zorunda kalınan vergilerin karşılığı, elektrik, doğal gaz, telefon,

internet faturaları için yapılan ödemeler ve delil tespiti istemiyle açılan davada yapılan masraflar karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 223.902,32 TL maddi tazminatın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmektedir.

Olayda; her ne kadar davacı tarafından kursunu kapatma yolundaki iradesini içeren dilekçe ile davalı idareye başvurması üzerine sürecin başladığı görülmekte ise de; aslında davacının özel öğretim kursunu kapatma iradesinin olmadığı, Bakanlığın 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle özel öğretim kursu adı altında özel öğretim kurumu kalmayacağı, yeni kurs açılmasına izin vermeyeceği, mevcut kursların da kapatılacağı yolundaki beyanı üzerine kapatma iradesini ortaya koyduğu, bir başka ifadeyle.

Bakanlığın yönlendirmesi ile kapatma kararı aldığı, nitekim Kasım 2018 itibariyle kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan davacının 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle tam kapasite faaliyete geçmek için hazırlık süreci içerisinde olduğu, ancak; davacının idareye duyduğu güven nedeniyle basın bültenine itibar ederek yakın zamanda açmış bulunduğu kurumunu kapatma yoluna gittiği anlaşılmaktadır.

Burada, davalı idarenin yönlendirmesi neticesinde kurumu kapanan davacının muhtemel zararının veya muhtemel elde edeceği karının maddi tazminat adı altında tazmin edilmesi mümkün olmamakla birlikte; özel öğretim alanında faaliyette bulunmak isteyen ve bu yolda gerekli izin ve ruhsatlarını alan davacının, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatını aldıktan kısa bir süre sonra, eğitim öğretim faaliyeti için hazırlık aşamasında olduğu ve kısmen de öğrenci kaydı gerçekleştirdiği kurumunu kapatma iradesi göstermesine Bakanlığın resmi açıklamasının neden olduğu dikkate alındığında;

kurum binası için kiralama ve ve kurumun özel öğretim kurum standartlarını sağlanmasına yönelik bina bakım ve onarım giderleri, eğitim öğretim faaliyeti için kurumda bulunması gereken araç, gereç alımı gibi kurumun eğitim öğretime hazırlanmasına yönelik yapılan ve faturalandırılabilen giderlerin davalı idarece karşılanması başta hukuk devleti ilkesi olmak üzere idari istikrar ve idari güven ilkesinin bir gereğidir.

Öte yandan; davalı idarece, henüz Kanuni değişikliğine ilişkin yapılan bir çalışma bulunmazken sadece basın bülteninden hareketle davacının mevcut kurumunu kapatma iradesi göstermemesi gerektiği, davacının "basiretli bir tacir gibi davranma" zorunluluğunun bulunduğu kabul edilmekle birlikte; 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumların yürüttükleri faaliyetin niteliği itibariyle kamu yönünün ağır bastığı ve sunulan hizmetin bir kamu hizmeti olduğu gözetildiğinde kamu otoritelerinin değerlendirmelerine itibar edilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, Bakanlığın denetim ve gözetimi altında bulunan özel öğretim kurumu sahibi gerçek ve tüzel kişilerin; bağlı bulundukları Bakanlığın resmi olarak yaptıkları açıklamalarına itibar etmeleri ve açıklamalar doğrultusunda gerekli iş ve işlemleri yapmaları ya da mevzuat değişikliklerine tabi olmaları ve bu değişikliklerin gereğinin yerine getirilmesine yönelik faaliyette bulunmaları gibi hususlar özel öğretim alanında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler açısından hem görev hem de sorumluluk niteliğindendir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davalı idarenin beyanına itibar ederek kurumunu kapatma iradesi gösteren davacının, davalı idarenin açıklaması ile yönlendirildiği, dolayısıyla kurum binası için kiralama ve özel öğretim kurum standartlarının sağlanmasına yönelik bina bakım ve onarım giderleri, eğitim öğretim faaliyeti için kurumda bulunması gereken araç, gereç alımı gibi kurumun eğitim öğretime hazırlanmasına yönelik yapılan ve faturalandırılabilen giderlerinin maddi tazminat kapsamında karşılanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/8037, K. 2023/2481, 28 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/8037
Karar No
2023/2481
Tarih
28 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/8039 K.2023/2036
  • Danıştay 12. Daire E.2021/8076 K.2023/1902
  • Danıştay 2. Daire E.2021/8081 K.2023/2148
  • Danıştay 5. Daire E.2021/8127 K.2023/5142
  • Danıştay 2. Daire E.2021/8158 K.2023/2132
  • Danıştay 4. Daire E.2021/8165 K.2023/1878

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.