KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1258 E., 2024/87 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Esas No
- 2022/1258
- Karar No
- 2024/87
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- …
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
2- … 3- … 4- … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … ve …'ın müşterek çocuğu 2002 doğumlu …'ın, … Erkek Öğrenci Yurdunda yatılı kalmaktayken 24/11/2013 tarihinde hizmetli … tarafından istismar edilmesi olayında davalı idarenin sorumlu olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen … için 100.000,00 TL, … için 100.000,00 TL, … için 100.000,00 TL ve … için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; , idarenin maddi ve manevi tazmin sorumluluğundan bahsedebilmek için hizmet kusurunun ve kusurlu eylemle zarar arasında nedensellik bağının varlığının tespit edilmesi gerektiği, idarenin olayın yaşandığı özel öğrenci yurduna yönelik yasal denetim yükümlülüğünü yerine getirdiği, dava konusu olayın gerçekleşmesinde idarenin ihmal ve kusurunun bulunduğundan dosya kapsamında söz edilemeyeceği, öte yandan yürütülen hizmetle zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığından kusursuz sorumluluk şartlarının da oluşmadığı sonucuna varıldığından,
olayda davacıların manevi tazminat taleplerinin davalı idarece karşılanmasına olanak bulunmadığı, manevi tazminatın hukuka aykırı fiil-hizmet kusuru sonucu kişinin manevi varlığında meydana gelen olumsuzlukların (elem, ızdırap, üzüntü) giderilme ve tatmin vasıtası olup reel bir maddi azalmanın telafi aracı olmadığı, hal böyle olunca, zarar miktarı ve şekli de tek olup, yetkili mahkemece takdiren bir kere hükmedilen rakam, anılan zararın karşılığının sayıldığı,
başka bir ifadeyle manevi zararın bir sefere mahsus takdir edilen bedelle giderilebileceği, aynı olayla ilgili farklı mahkemelerce ayrı ayrı manevi zararın tazminine hükmedilemeyeceği, bakılan ihtilafta, aynı olay ve aynı olay sebebiyle davacılar tarafından.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada … gün ve E:…, K:… sayılı kararla 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, istinaf aşamasında ise bu tutar 115.000-TL olarak hükmedildiği, aynı olay sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesince takdiren hükmedilen tazminat miktarının, somut olay sebebiyle oluşan manevi zararın karşılığı olduğu,
anılan hükümle zararın tazmin edilmiş sayılacağı, manevi zararın pozitif bir ölçüsünün ve miktarı olmadığından eksik kalan kısımdan söz edilemeyeceği, bu sebeple ikinci kez İdare Mahkemesince, adeta eksik kalan kısımla ilgili yeniden tazminata hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil edeceğinden bu yönüyle de davanın reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, denetim işlemlerinin tam ve eksiksiz yapıldığından söz edilemeyeceği, denetimin etkin yapılması gerektiği, idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, her türlü cinsel istismar suçunda devletin koruma güvencesi vermesinin ulusal sözleşmelerle hüküm altına alındığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacıların olayın faili aleyhine adli yargıda açtıkları davada, kastla işlenen cinsel istismar suçunda şahsi sorumluluğa gidilerek manevi tazminata hükmedilmiş olup, manevi zararın oluşumunda kast dışında diğer sorumluluk hallerinin bulunması halinde bu sorumluluk hallerinden de manevi zarar istenebileceği, idarenin denetim ve gözetim sorumluluğu altında bulunan özel yurtta meydana gelen olay nedeniyle idarenin hizmet kusuru, bu kusur yoksa kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince manevi zararın giderilmesi gerektiği düşüncesiyle istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
3/12/2004 tarih ve 25659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özle Öğrenci Yurtları Yönetmeliği'nin Denetleme esasları başlıklı 39. maddesi; ''Yurtların denetlenmesinde aşağıdaki esaslara uyulur:
a) Denetleme, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin tabi oldukları mevzuat hükümleri ve bu Yönetmelikte belirtilen esaslar dikkate alınarak yapılır.
b) Yurtlar, bu Yönetmeliğe göre gerekli görüldüğünde Bakanlıkça, mülki idare amirleri tarafından ise hazırlanan plan doğrultusunda yılda iki defa denetlenir.
c) Mülki idare amirlerince yapılan denetimler sonrasında, eksikleri tespit edilen yurtların denetleme raporları ile eksikleri bulunmayan yurtların listesi, denetlemenin sona ermesini müteakip 15 gün içinde valiliklerce Bakanlığa gönderilir.'' hükmünde olup,
40. maddesi; ''Yurtların Bakanlık denetimleri, Bakanlıkça teşkil edilen ekiplerce yapılır. Yurtların mülki idare amirlerince yapılan denetimleri, mülki idare amirlerinin görevlendireceği iki kişiden oluşan ekiplerce yapılır. Bu ekipler; il/ilçe milli eğitim müdürlüğünün ilgili şube müdürünün başkanlığında, yurdun sahibi olan gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişiliğini denetlemekle görevli kamu idaresinin il/ilçe temsilcisinden teşekkül eder.
İlçede denetim ekibinin oluşturulamaması halinde ilde oluşturulan denetim ekibi denetlemeleri yapar.'' düzenlemesini, 41. maddesi ise; denetleme sırasında yurt yönetimi; görevliler tarafından yurt binasının tamamının görülmesini sağlamak, istenecek her türlü defter, belge ve işlemli yazıları göstermek, yurdun kasa ile veznesinin, para ve para hükmündeki evrakının, ayniyatının ve bunların hesaplarının kontrolüne müsaade etmek zorundadır.'' düzenlemesini getirmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, olayın meydana geldiği özel yurtta idare tarafından mevzuat gereğince yapılması gerekli denetimin düzenli olarak yapıldığı, denetim anlamında idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/1258, K. 2024/87, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama