KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2107 E., 2023/7722 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2023
- Esas No
- 2022/2107
- Karar No
- 2023/7722
- Temyiz eden (davalı)
- ... Barolar Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...
- Karşı taraf (davacı )
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'nin baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; müdahil hakkında yürürtülen ceza kovuşturmasına konu suçun niteliği nazara alındığında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/3. maddesi ile davalı idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında, mahkumiyet kararıyla ilgili olarak kanun yolu incelemeleri tamamlanana kadar bekletme kararı verilmesi gerekirken, aksi yönde ve baro levhasına avukat olarak yazılma sonucunu doğuracak nitelikte tesis olunan dava konusu ısrar kararında; söz konusu Kanun ile davalı idareye tanınan takdir yetkisinin.
AİHM, AYM ve Yargıtay'ın muhtelif tarihli çeşitli kararlarında da kamu görevi niteliğinde olarak kabul edilen avukatlık mesleğinin toplum ve devlet nezdindeki önemi ve bu mesleği yapan kimselerin yürüteceği işlerin mahiyeti göz önünde bulundurulmayarak ve kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmaksızın alınmış olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, Anayasa Mahkemesinin B.S. (Başvuru No:2020/8344) kararının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/2107, K. 2023/7722, 22 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama