KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2399 E., 2024/282 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2024
- Esas No
- 2022/2399
- Karar No
- 2024/282
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ...'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen ...tarih ve ...sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda. UYAP kayıtları üzerinden yapılan sorgulamada, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...
E. sayılı dosyasında hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza kovuşturmasının devam ettiği anlaşıldığından, isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza yargılaması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varıldığından adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan masumiyet karinesinin, esas itibarıyla suç isnadının karara bağlandığı ceza yargılamalarında geçerli olduğu,
AİHS'nin 6.maddesinde ifade edilen "medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar" kapsamında değerlendirilen idari davalarda masumiyet karinesinin uygulama alanının bulunmadığı (Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, B.No: 2012/998, 07.11.2013, §67-68), bununla birlikte Avukatlık Kanununun 5/3. maddesinde yer alan düzenlemenin tedbir mahiyetinde olduğu ve bu hususun takdirinin idareye ait olduğu, ilgili avukat hakkında yürütülen kovuşturma süreci ve ceza dosyası kapsamı bu düzenlemeden bağımsız olduğundan ilgilinin masumiyetine gölge düşüren bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Masumiyet karinesi gereği ilgilinin baro levhasına yazılması kararında ısrar edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları: Avukatlık hakkının elinden alınması nedeniyle masumiyet karinesi, özel hayata saygı hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/2399, K. 2024/282, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama