KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3111 E., 2024/7483 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas No
- 2022/3111
- Karar No
- 2024/7483
- Temyiz isteminde bulunan (davacı)
- ... Turizm ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sahibi olduğu ... plaka sayılı araçla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca belediye sınırları içerisinde ilgili belediyeden izin belgesi bulunmaksızın yabancı uyruklu yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden "çalışma izni/ruhsatı almadan" söz konusu araç ile belediye sınırları dâhilinde ücret karşılığında yolcu taşımacılığı yapıldığının Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerce yapılan denetim sonucunda usulüne uygun olarak düzenlenmiş denetim tutanağı ile tespit edildiği ve bu tutanağın araç sürücüsü tarafından da imzalandığının görüldüğü,
bu durumda, "ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan" ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığının tutanakla sabit olduğundan, söz konusu aracın Ek 2/3-a maddesi kapsamında 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tutanağın usulüne uygun düzenlenmediği, D2 yetki belgesi ve A Grubu Seyahat Acenta Belgesi bulunduğu, sürücü ile şirket arasında husumet bulunduğu, işlemin dayanağı mevzuatın Anayasa'ya aykırılık sorununun giderilmesi gerektiği hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
(X)- Dava, davacı şirket tarafından, sahibi olduğu ... plaka sayılı araçla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca belediye sınırları içerisinde ilgili belediyeden izin belgesi bulunmaksızın yabancı uyruklu yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin...tarih ve .../... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suça iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet ettirilemeyeceğini ifade etmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı şirketin aracın sürücüsü ile husumetinin bulunduğu, şirketin eski çalışanı olduğu, uyuşmazlık konusu ilgili belediyeden izin belgesi bulunmaksızın yabancı uyruklu yolcu taşımacılığı eyleminin araç sahibi şirketten habersiz olarak sürücü tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, araç sürücüsünün dosyaya sunduğu 26.05.2021 kayıt tarihli dilekçesiyle de kabul ettiği üzere davacı şirket ile aralarında husumet olduğu, anılan aracın davacı şirketin bilgisi dışında kullanıldığının açık olduğu, bilgisi dışında ve işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasının ise cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu sonucuna varıldığından, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/3111, K. 2024/7483, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama