KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4012 E., 2024/778 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/4012
- Karar No
- 2024/778
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 3 yıl 2 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...
Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:...
K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği, isnat edilen fiillerin niteliği ile baro levhasına yazılması akabinde yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği de dikkate alındığında, ceza kovuşturmaları sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, müdahilin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin dava konusu ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından; dava konusu işlemin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümlerine ve emsal yargı kararlarına uygun olarak tesis edildiği, 1136 sayılı Kanun'da belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, numerus clausus olarak belirlenen mesleğe kabul şartlarının yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı İdareye kovuşturma halinde tedbir mahiyetinde bekletme kararı verme hususunda takdir yetkisi verildiği, takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği, müdahil hakkında verilmiş kesin bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı,
suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S. Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının alındığı tarihte hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmaksızın avukatlık yapmak hakkının süresiz olarak engellenmesinin açık ve ağır bir hak ihlali olduğu, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." hükmünün ihlal edildiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S. Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4012, K. 2024/778, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama