KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4015 E., 2024/776 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil)
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/4015
- Karar No
- 2024/776
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil Yalçın Şahinkaya'nın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada ... tarihinde verilen K:... sayılı karar ile 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği, isnat edilen fiillerin niteliği ile baro levhasına yazılması akabinde yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği de dikkate alındığında, ceza kovuşturmaları sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, müdahilin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin dava konusu ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, nitekim emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının alındığı tarihte hakkında yapılan ceza kovuşturması neticesinde verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmaksızın avukatlık yapmak hakkının süresiz olarak engellenmesinin açık ve ağır bir hak ihlali olduğu, hukuk devleti, hukuki güvenlik ilkesi ile mülkiyet hakkı, özel yaşam hakkı, çalışma hak ve özgürlüğü ve Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." hükmünün ihlal edildiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının (B.S.
Kararı-Başvuru No:2020/8344) da aynı yönde olduğu, belirtilen Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı doğrultusunda dosyanın yeniden ele alınması gerektiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4015, K. 2024/776, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama