KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4692 E., 2024/774 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/4692
- Karar No
- 2024/774
- Temyiz eden (davalı)
- ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... (Mahkeme kararında sehven ... yazılmıştır.) ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 31/10/2019 tarihinde verilen K:... sayılı karar ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik istinaf isteminin ... (Mahkeme kararında sehven ... yazılmıştır.) Bölge Adliye Mahkemesi ...
Ceza Dairesinin ... ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, bu durumda, hakkında yürütülen bir kovuşturma neticesinde hapis cezasına mahkum olan kimsenin, baro levhasına avukat olarak yazılması talebiyle ilgili olarak; cezalandırmaya konu suçun niteliği de nazara alındığında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/3. maddesi ile davalı idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında, mahkumiyet kararıyla ilgili olarak kanun yolu incelemelerinin tamamlanana kadar bekletme kararı verilmesi gerekirken, aksi yönde ve baro levhasına avukat olarak yazılma sonucunu doğuracak nitelikte tesis olunan dava konusu ısrar kararında;
söz konusu Kanun ile davalı idareye tanınan takdir yetkisinin. AİHM, AYM ve Yargıtay'ın muhtelif tarihli çeşitli kararlarında da kamu görevi niteliğinde olarak kabul edilen avukatlık mesleğinin toplum ve devlet nezdindeki önemi ve bu mesleği yapan kimselerin yürüteceği işlerin mahiyeti göz önünde bulundurulmayarak ve kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmaksızın alınmış olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ...
Ceza Dairesinin ... ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddedildiği, yargılamanın halen Yargıtay'da temyiz aşamasında olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından; dava konusu işlemin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümlerine ve emsal yargı kararlarına uygun olarak tesis edildiği, 1136 sayılı Kanun'da belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, numerus clausus olarak belirlenen mesleğe kabul şartlarının yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı İdareye kovuşturma halinde tedbir mahiyetinde bekletme kararı verme hususunda takdir yetkisi verildiği, takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği, müdahil hakkında verilmiş kesin bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı,
suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı, emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4692, K. 2024/774, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama