KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4703 E., 2024/2634 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/4703
- Karar No
- 2024/2634
- Temyiz eden (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında müdahil
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Bakanlık tarafından, ...'in Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen ... tarih ve ... sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı ısrar kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; isnat edilen suçun oluşup oluşmadığı konusunda karar verme yetkisine sahip bulunan ceza mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararı ile yürütülen mesleğin bir kamu hizmeti olmasının yanında önem ve özelliği de dikkate alındığında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa Kabulde Engeller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde yer verilen katalog suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, davanın henüz derdest olduğu anlaşıldığından, ilgilinin baro levhasına yazılma isteminin kovuşturma sona erinceye kadar beklenilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olacağı sonucuna varıldığından ilgilinin baro levhasına yazılmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesiyle birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda idareye takdir hakkı tanındığı, idare mahkemesi kararı sonrasında adı geçen hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan beraat kararı verildiği,
her ne kadar beraat kararları kesinleşmemiş ise de, bu aşamada takdir yetkisinin ilgili aleyhine kullanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği, ilgili hakkında ilk derece mahkemesince beraat kararı verilen yargılama dışında Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir kovuşturma bulunmadığı da göz önüne alındığında, ...'in avukatlık mesleğine kabul edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında yasal isabet bulunmadığı,
diğer taraftan ilgilinin ceza alarak mesleğe kabul şartlarını kaybetmesi halinde baro levhasından silineceğinin de açık olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, harçtan muaf olduklarından aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği, kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4703, K. 2024/2634, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama