KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4740 E., 2024/3256 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire 2- (Davalı Yanında Müdahil) ...
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/4740
- Karar No
- 2024/3256
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ...'in Baro Levhasına avukat olarak yazılmasına dair Kocaeli Barosu Yönetim Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen ... tarih ve ... sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı ısrar kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. Kocaeli Barosu levhasına yazılmak için başvuran ... hakkında, ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve K:... sayılı karar ile " 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2,62 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1.
Maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası "na hükmolunduğu, dosyanın istinaf aşamasında esastan reddedildiği ve temyiz edilmesi üzerine mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından adı geçene isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturma sonucunun ( mahkumiyet kararının kesinleşmesinin ) beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmış olup, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının gerekçe bölümünde parantez içerisinde yer alan "mahkumiyet kararının kesinleşmesinin" ifadesi ceza kovuşturmasının sonuçlanması anlamında kullanılmakta ise de; müdahil tarafından da belirtildiği üzere mahkumiyet kararının kesinleşeceğinin kesin gözüyle bakılacağı yönünde bir anlam karışıklığına yol açabileceğinden anılan ifadenin gerekçeden çıkartılması gerektiği, öte yandan hapis cezası olan ve yargılaması devam eden müdahilin baro levhasına yazılma yolundaki ısrar kararında Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere adı geçene isnat edilen fiilin niteliği,
baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare ve müdahilin istinaf başvurularının yukarıda yer verilen açıklamanın eklenmesi suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
1-Davalı idare tarafından, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, mahkumiyetin kesinleşmediği, tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir durum bulunmadığı, suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, idarenin takdir hakkının elinden alındığı yerindelik denetimi yapıldığı, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yargıtay aşamasında bir çok kararın bozulabileceği, iptale konu kararda "mahkumiyet kararının kesinleşmesi" ifadesinin üzücü olduğu, istinaf aşamasından geçmiş kararın temyiz sürecinde de kesinleşeceğinin kesin gözüyle bakılmaması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı idare tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4740, K. 2024/3256, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama