KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5275 E., 2023/3165 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2023
- Esas No
- 2022/5275
- Karar No
- 2023/3165
- Temyiz eden (davalı)
- …
- Karşı taraf (davacı)
- … Üniversitesi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulu, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Programında öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, 31/08/2016 tarihinde sona erecek olan iş akdinin bulunduğu programda öğretim görevlisi ihtiyacının bulunmadığından bahisle yenilenmemesine dair ... Üniversitesi Rektörlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin hizmet sözleşmesi yapma ve sözleşmeyi sona erdirme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, ancak bu takdir yetkisinin kullanılmasının mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunun kabulünün gerektiği, davacının üniversitede görev yaptığı bölümde bir yardımcı doçent, bir doçent olmak üzere iki öğretim üyesinin ders verdiği, Uluslararası İktisat-I dersinin İngilizce olarak verildiği,
davacının İngilizce yeterliliğinin bulunmadığı hususu dikkate alındığında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce. İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin. (Kapatılan) İdare Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/07/2021 tarih ve E:2018/2378, K:2021/3585 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak.
"1- Davacının mevzuat gereğince yapılan ön değerledirme, yazılı sınav ve mülakat aşamasında başarılı olarak atandığı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Programında hangi dersleri verdiği, bu derslerin davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13/b-4 maddesi uyarınca görevlendirildiği İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde bulunduğu eğitim ve öğretim yıllarında nasıl ve kimler tarafından verildiğinin sorularak,
konuya ilişkin açıklayıcı bilgi ve belgelerin, 2- İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ndeki görevlendirmesi sona erdirilerek kadrosunun bulunduğu programda yeniden göreve başlayan davacının sözkonusu programda (İş Sağlığı ve İş Güvenliği) verebileceği derslerin bulunup bulunmadığı, bu derslerin davacıya verilmemesi sonucunda oluşan ihtiyacın nasıl giderildiği, davacının İngilizce yeterliliği aranmayan, uzmanlık alanı ile ilgili verebileceği derslerin olup olmadığı hususlarının sorularak, konuya ilişkin açıklayıcı bilgi ve belgelerin istenilmesine ..." yönelik 07/04/2022 tarihli ara karara verilen cevap çerçevesinde;
davacının öğretim görevlisi kadrosuna atanmasına esas lisans ve yüksek lisans eğitimini İktisat alanında yaptığı, mevcut öğrenim durumuna göre İş Sağlığı ve İş Güvenliği Programında verebileceği ders bulunmadığı, bu nedenle 2014 yılında kadroya atanan ve fiilen 01/09/2014 tarihinde göreve başlayan davacının 2547 sayılı Kanun'un 13/b-4 maddesi gereğince eğitim öğretim yılının başında 2014 yılının Ekim ayında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde görevlendirildiği, kadrosunun bulunduğu İş Sağlığı ve İş Güvenliği Programında derse girmediği,
bu durumda, davacının öğretim görevlisi kadrosuna atanmasına esas lisans ve yüksek lisans öğrenimi itibariyle kadrosunun bulunduğu İş Sağlığı ve İş Güvenliği Programında verebileceği ders ve dolayısıyla hizmetine ihtiyaç bulunmadığı görüldüğünden, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde ve gerekçesinde hukuki isabet bulunmasa da davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, İş Sağlığı ve İş Güvenliği programına kadrolu olarak atandığı ve programın kurucu öğretim üyelerinden birisi olduğu, hizmetine ihtiyaç bulunmadığına yönelik beyanların kötü niyetli olduğu ve bu beyanları destekler nitelikte herhangi bir resmi yazının bulunmadığı, aksi iddia edilse de anılan bölümde verebileceği dersler bulunduğu, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması veya YÖK Başkanlığı'ndan karar alınması gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/5275, K. 2023/3165, 16 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama