KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/65 E., 2023/4606 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/65
- Karar No
- 2023/4606
- Temyiz eden (davacı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Birliği
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'un baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne ilişkin Adana Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" şüphesiye Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca … sayılı dosya üzerinden ceza soruşturması yürütüldüğü ve anılan soruşturmanın halen derdest olduğu, bu durumda; adı geçene isnat edilen fiilin niteliği ile baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza soruşturması sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, adı geçen müdahilin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; müdahil hakkında ''FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak'' suçundan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucunda … tarih ve K:… sayılı karar ile Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiği, kaldı ki, Anayasa Mahkemesi’nin İ.K. (Başvuru No:15/04/2021) kararında belirtilen gerekçesi doğrultusunda.
1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasında kovuşturma altında bulunma durumuna yönelik düzenlemenin yer aldığı fakat hakkında soruşturma bulunanlarla ilgili bir hükmün bulunmadığı, kanun koyucunun kovuşturma kavramı ile soruşturma aşamasını da içine alan ceza muhakemesi evresini amaçladığı düşünülse bile hak ve özgürlükleri sınırlandıran hükümlerin kamu makamlarınca geniş yorumlanmasının bireyler açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceği,
soruşturma ve kovuşturma kavramlarının tanımının 1136 sayılı Kanun'da yapılmadığı dikkate alındığında söz konusu kavramların kapsamının belirlenmesinde 5271 sayılı Kanun'dan yararlanılması gerektiği, 1136 sayılı Kanun'da avukatlığa kabul konusundaki düzenlemede,
aynı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen yazılı suçlardan kovuşturma altında bulunulmuş olması durumunda baro levhasına yazılma ile ilgili başvurunun kovuşturmanın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir hakkı verilmişse de söz konusu düzenlemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığı göz önününde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, mevzuat uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının "davacı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle tahsil edilmeyen aşağıda dökümü yapılan harçların davacı idareye tamamlattırılması için Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına" kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, kararın yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, davacı Bakanlığın harçtan muaf olmasına karşın, tahsil edilmeyen harçların Bakanlığa tamamlattırılması için vergi dairesine müzekkere yazılmasına hükmedilmesi nedeniyle temyiz edilmiş olup; temyiz incelemesi Mahkeme kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden yapılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Harçdan müstesna işlemler" başlıklı 13. maddesinin (j) bendinde; "Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri"nin harçtan muaf olduğu, bu kapsamda davacı Adalet Bakanlığı'nın yargılama harçları ile temyiz, istinaf ve itiraz harçlarından muaf olduğu açıktır.
Bu itibarla; temyiz incelemesine konu davanın reddine dair kararın hüküm fıkrasında yer alan ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülen; "... davacı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle tahsil edilmeyen aşağıda dökümü yapılan harçların davacı idareye tamamlattırılması için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, ..." ibaresinin kararın hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/65, K. 2023/4606, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama