KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/71 E., 2023/3884 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Esas No
- 2022/71
- Karar No
- 2023/3884
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
665 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılına ait defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2015/Eylül-Kasım dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, … tarih ve … sayılı defter ve belge isteme yazısının "…Mah.. Cad.
No: … …/…" adresine tebliğe çıkarıldığı ve 25/02/2020 tarihinde davacının babası … imzasına tebliğ edildiği, anılan adresin 29/01/2007 tarihinden bu yana davacının mernis adresi olduğu, bu haliyle 30/11/2015 tarihinde faaliyetini sonlandıran davacının mernis adresinde babası imzasına yapılan tebligatın 213 sayılı Kanun'un 94. maddesine uygun olduğu,
bu durumda, varlığı noter tasdik kayıtları ile sabit olan 2015 hesap dönemine ilişkin yasal defter ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmeyen davacı tarafından, "vergi mükellefi" sıfatı ile üzerine yüklenilen "defter-belge ibraz etme zorunluluğu"na dair yükümlülüğünü yerine getirememiş olmasını haklı kılacak ölçüde kabul edilebilir bir mücbir sebep halini tesvik edici herhangi bir somut bilgi ve belgenin bulunmaması ve Mahkemelerinin 26/01/2021 tarihli ara kararıyla ibrazı istenilen 2015 yılına ait defter ve belgelerin Mahkemelerine de ibraz edilmemiş olması karşısında,
davacının ilgili dönemlerde vermiş olduğu katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan tüm katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle söz konusu beyannamelerin yeniden tanzimi sonucu re'sen tarh edilen dava konusu katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kesilen üç kat vergi ziyaı cezaları yönünden; vergi ziyaı cezasının ziyaa uğratılan verginin kaç katına göre hesaplanacağı, eylemin niteliğine göre tayin edilmiş olup, defter ve belge ibraz etmeme eylemi 213 sayılı Kanun'un 359. madde kapsamında sayıldığından,
davacı adına ziyaa uğratılan verginin üç katı düzeyinde vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355/1-2. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; olayda, defter ve belge isteme yazısı 25/02/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, verilen 15 günlük süre içerinde yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği ve herhangi bir mücbir sebep halinin de bulunmadığı anlaşıldığından, ibraz yükümlülüğüne aykırı davrandığından bahisle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Defter ve belgelerin ibrazı ile ilgili olarak yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, beyan ettiği kazançtan daha fazla kazanç elde ettiği somut olarak ortaya konulmadan, varsayımlara dayanarak matrah takdir edilemeyeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/71, K. 2023/3884, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama