KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7308 E., 2024/5276 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/7308
- Karar No
- 2024/5276
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Çankaya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ...'nde ... olarak görev yapan davacı tarafından, Çankaya Üniversitesi Senatosu'nun 31/08/2021 tarihli kararının 5. maddesinin (Üniversite kampüslerine girişte akademik personelden COVİD 19 aşı kartı istenilmesine ilişkin), Çankaya Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı kararının (personelden Covid-19 aşılarını tamamlatmayanlara haftada iki defa olmak üzere negatif sonuçlu PCR testi istenilmesi),
bu işleme dayanak yapılarak 23/09/2021 tarihinde e-mail olarak gönderilen Çankaya Rektörlüğü'nün 23/09/2021 tarihli duyuru işleminin (haftada 2 defa olmak üzere negatif sonuçlu PCR testi istenileceğine, akademik personelden PCR testini kabul etmeyenlerin ücretsiz izne çıkartılması başta olmak üzere koruyucu nitelikte karar veya bu yönde başka kararların alınabileceği) ve Çankaya Üniversitesi Rektörlüğü'nce davacı hakkında "04/10/2021 saat 16.00' ya kadar HES kodu bilgilerini sisteme girmesi,
2 doz aşı olmaması ve PCR testini de kabul etmemesi durumunda bu durumu Rektörlüğün 23/09/2021 tarihli duyurusunda ifade edildiği üzere hakkında alınacak olası karara esas teşkil etmek üzere yine aynı tarih ve saate kadar bağlı olduğu birime bildirmesi, belirtilen süreye kadar bildirimde bulunmaması halinde ... testi vermeyi kabul etmediği varsayılarak işlem yapılacağı hususunun da dikkate alınması" şeklinde tesis ettiği ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; tüm dünyada salgın halini alan ve pandemi ilan edilen Covid-19 küresel salgını kapsamında, ülkemiz sınırları içinde de çeşitli yöntemlerle mücadele edildiği, bu kapsamda, belirli aralıklarla salgın hakkında bilimsel veri ve görüşler dikkate alınarak mücadele yönteminin değiştirildiği, azaltıldığı veya sıkılaştırıldığı, belirlenen bu tedbirlerin uygun vasıtalarla halka duyurulduğu,
toplumu oluşturan bireylerin yaşam haklarının korunması maksadıyla olağanüstü durumlarda (küresel salgın gibi) durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği ve bunlar için Anayasa'nın 15. maddesinde öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği, aşı kartı uygulaması getirilmesi ve Covid-19 aşısı olmayanların PCR testi yaptırılma zorunluluğuna tabi tutulmalarının vücut dokunulmazlığını ihlal eden bir işlem olarak kabulünün mümkün olmadığı gibi yapılan uygulamaların yasal dayanağının bulunmadığından da bahsedilemeyeceği,
Covid-19 virüsünün yayılmasının önüne geçilebilmesini teminen tedbirler kapsamında tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Anayasal hak olan Çalışma Hakkı ve Hürriyeti ile Eğitim, Öğrenim ve Öğretim hakkının engellendiği, Anayasa'nın 13 ve 17. maddesine aykırı olarak vücut dokunulmazlığının özgür iradesine bakılmaksızın hukuka aykırı olarak getirilen zorunlu PCR testi ve aşı kartı uygulamasıyla ihlal edildiği, vücuttan örnek alınmasının, doğrudan vücut bütünlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu, Hıfzısıhha Kanunu’nda ayrıksı durumların sayıldığı ancak Covid’in ayrıksı durum olarak belirlenmediği, karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/7308, K. 2024/5276, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama