KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7631 E., 2024/3388 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/7631
- Karar No
- 2024/3388
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Birliği Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Mersin ilinde eczacı olan davacı tarafından, sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit-kota dışı karşılanması nedeniyle 6643 sayılı Kanunun 30/c maddesi gereğince Mersin Eczacı Odası tarafından verilen 45 gün süre ile sanat icrasından men cezası kararının aynı Kanunun 45. maddesi uyarınca 30 gün süre ile sanat icrasından men olarak tasdik edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından kuruma fatura edilen ve sıralı dağıtıma tabi çok sayıda reçetede Eczacı Odasının onayının olmadığı, davacının limit-kotasının dolu olduğu halde yüklüce miktarda reçetenin karşılandığı, Oda kayıtlarında eczacının karşıladığı reçete - kutu sayısı ve tutarı ile reçetelerin fatura edildiği SGK kayıtları arasında çok büyük farklar olduğu, reçeteler Farmainbox sistemine girilmeden karşılandığı için anılan sistemdeki ilaç adetleri ile SGK'ya fatura ettiği ilaç adetlerinin birbirinden farklı olduğu,
davacının savunmasında, pandemi döneminde eczaneden uzakta kalmaya çalıştığını, eczane personelleri tarafından yapılan bir hata olduğunu, elemanlarının hasta kaçırmamak için Farmainbox sistemine kaydetmeden reçete karşıladığını, kalfaların hatalarını eksiklerini kontrol edemediğini ifade ettiği, davacıya isnat edilen "sıralı/kotalı reçeteleri, sistem atlatarak karşılamak" eyleminin eczanede çalışan kişiler tarafından gerçekleştirildiği kabul edilse bile,
işveren konumunda bulunan davacının, çalışanlarına karşı yönetim, gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunduğu hususu göz önüne alındığında çalışanlarının bu eyleminden dolayı davacının da sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında 6643 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca 30 gün sanat icrasından men cezası uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, disiplin cezası verilmesine esas 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve uygulanabilirliğinin kalmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı,
Türk Eczacıları Birliği ve SGK arasında imzalanan ilaç alım protokolünün 3.7 maddesi ile EK-4'ün 10. maddesi uyarınca, ihlalin tespit edilmesi halinde öncelikle uyarı, ikinci ihlalde para cezası, üçüncü ihlalde ise 6 ay süre ile sisteme dahil tüm sıralardan çıkarılması cezasının verilebileceği, anılan protokol gerekçe gösterilerek davacının cezalandırıldığı belirtilmekle birlikte, cezanın protokole göre değil de 6643 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca verilmesinin, tesis edilen işlemi sebep unsur bakımından sakatladığı,
Covit-19 döneminde yaşanan olumsuzluklar ve eleman hatasından kaynaklanan durum nedeniyle bu denli ağır bir ceza tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, ceza ile fiil arasında olması gereken dengenin gözetilmediği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/7631, K. 2024/3388, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama