KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1859 E., 2024/5923 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/1859
- Karar No
- 2024/5923
- Temyiz eden (davacı)
- ... Müşavirlik Taahhüt Proje İnşaat Yapı Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket vekili tarafından, Karaman İli, Ermenek İlçesi, ... Mahallesi, ... Mahallesi, ... Mahallesi ve ... Mahallesinde bulunan arazi yollarında izinsiz kazı yapıldığından bahisle şirkete 588.029,40 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Karaman Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı Encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
Mahkemenin 05.10.2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dava konusu işlemin yasal dayanağı işlemde gösterilmediği ve birinci savunma dilekçesinde de bu husus anlaşılmadığından dava konusu işlemin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun Mükerrer 79. maddesinde düzenlenen "izinsiz alt yapı kazısı yapmak" fiili sebebiyle mi verildiği hususunun sorularak işlemin yasal dayanağının açıklanmasının istenilmesine karar verildiği,
ara karara istinaden davalı idarece gönderilen 17.10.2022 tarihli cevabi yazıda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun Mükerrer 79. maddesine göre izinsiz kazı yapıldığından bahisle dava konusu idari para cezasının tesis edildiği, dava konusu idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2464 sayılı Kanun’da da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği,
Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının belirtildiğinden bahisle idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılarak davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, talep edilen tutarın idari para cezası değil zemin tahrip bedeli olduğu, davaya konu encümen kararında kararın kazı sonrası zeminde meydana gelen tahribatın metraj bazında hesabını konu aldığı, bu kapsamda zarar gördüğü belirtilen stabilize ve asfalt alanın yüz ölçümü ayrı ayrı ve metrekare bedelleriyle çarpılarak tahribatın bedelinin hesaplandığı, bütün bu hususların ise söz konusu bedelin zeminde meydana gelen tahribat karşılığında talep edildiğini gösterdiği, görev hususunun tartışılmayıp işin esasına geçildiğine dair emsal kararların sunulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/1859, K. 2024/5923, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama