İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2023/2026 K.2024/3650

Dava konusu istem: Madencilik faaliyeti ile iştigal eden davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7/21. maddesi gereğince davacı adına 46.579,00 TL tutarında para cezası kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

Esas2023/2026Karar2024/3650Tarih11 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.199 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2026 E., 2024/3650 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
11 Haziran 2024
Esas No
2023/2026
Karar No
2024/3650
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.199 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Madencilik faaliyeti ile iştigal eden davacı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7/21. maddesi gereğince davacı adına 46.579,00 TL tutarında para cezası kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Y1:343075 X1: 4085050 (Ocak-1), Y2:343170 X2:4084995 (Ocak-2), Y3:343140 X3:4085240 (Ocak-3) ve Y4:343320 X4:4085440 (Ocak-4) temsili koordinatlarında 7. Madde kapsamında alması gereken izinleri almadan madencilik faaliyetinde bulunduğu, davacının madencilik faaliyetinde bulunduğu taşınmazın mera vasfına alındığı, her ne kadar bu işlem yargı kararıyla iptal edilse de, zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılması hakkında kanun kapsamında çalışmasının uygun olmadığı gerekçesiyle tesis edilen işleme karşı açılan davanın reddine karar verildiği,

bu durumda davacının taşınmazı üzerindeki kullanma ve tasarruf hakkının kısıtlanmış olduğu, dolayısıyla davacı tarafından gerekli mülkiyet izinleri alınmadan faaliyette bulunulduğunun açık olduğu bu durumda dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, aynı fiil için farklı Kanun maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle birden fazla ceza verildiği, bu durumun ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, 7. maddenin 13. fıkrasına aykırı faaliyetin bulunmadığına dair tespitin tespit raporunun incelenmesi halinde görüleceği, ÇED kararında da aykırı bir tespitin bulunmadığı, ÇED izninin bulunduğu, davacı tarafından üretimin durdurulduğu, ruhsat işlemlerinin askıda olması sebebiyle daimi nezaretçi defterinin bulunmamasının olağan olduğu, 2014 yılında maden arama ruhsatı alındığı, tüm izinler alındıktan sonra işletme iznine müracaat edildiği, arazinin daha sonra mera ilan edilmesi üzerine itiraz edildiği akabinde dava açıldığı, işlemin iptaline karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, mevzuat gereği tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi sınırlarında bulunan S:... sayılı II-(a) grubu maden işletme ruhsatına sahip olan davacının ruhsat sahasında davalı idare teknik elemanları tarafından mahallinde tetkik yapılarak hazırlanan değerlendirme raporunda S:... sayılı işletme izni bulunmayan sahada, Y1:343075 X1: 4085050 (Ocak-1), Y2:343170 X2:4084995 (Ocak-2), Y3:343140 X3:4085240 (Ocak-3) ve Y4:343320 X4:4085440 (Ocak-4) temsili koordinatlarında çalışıldığı, birbirlerine mücavir konumda 4 farklı ocak alanı açıldığı görülerek söz konusu alanda ölçüm yapılmış olup bazalt veriminin yaklaşık %80 olduğu,

yapılan ölçüm sonucunda 357.031,75 ton bazalt üretimi yapıldığı, dava konusu sahada Maden Kanunu'nun 7. Madde izinlerinin alınmadığı ve daimi nezaretçi atamasının olmadan üretim faaliyetinde bulunulduğu ve ayrıca sevk fişi alınmadığı,

sahada 473 ton stok bulunduğu tespit edildiğinden mülkiyet izinleri alınmadan üretim yapıldığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrasındaki yeniden değerleme oranı nispetinde artış dikkate alınarak Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca 46.57932,00 TL tutarında para cezası kesilmesine ilişkin ... tarihli ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü hâlinde idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemişse varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği kurala bağlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suça iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet ettirilemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan bu ilke idarî para cezaları için de geçerlidir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen kural ile, dava sırasında tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olması hâlinde izlenecek usule ilişkin düzenleme yapılmıştır. Ancak, tarafların kişilik veya niteliğinde olabilecek değişikliğin kanun yolu safhasında da gerçekleşebileceği dikkate alındığında, anılan kuralın bu safhayı da kapsar biçimde anlaşılması gerekmektedir.

Buna göre, dava sırasında davacının, kanun yolu başvurusu sırasında ise kanun yolu başvurusunda bulunan tarafın, ölüm, tüzel kişiliğin ortadan kalkması gibi nedenlerle kişilik; vesayet altına alınma, tasfiye sürecine girme gibi medeni hakları kullanma ehliyetini sonlandıran ya da kısıtlayan nedenlerle nitelik değişikliğine uğraması hâlinde, davayı veya kanun yolu başvurusunu takip hakkı kendisine geçenin başvurusuna kadar ilgili mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına; yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin ise iptaline karar verilecektir.

Aynı maddede, dava esnasında gerçek kişilerden olan tarafın ölümü hâlinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği de belirtilerek, gerçek kişilerin idari yargıda davalı konumunda bulunabilecekleri istisnai hâllerde (idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda) gerçekleşebilecek ölüm olayının dava takibi bakımından doğuracağı sonuca ilişkin düzenleme yapılmıştır. Ancak, gerçek kişilerden olan tarafın ölümünün (tarafların kişilik veya niteliğinde olabilecek değişikliğe benzer şekilde) kanun yolu safhasında da gerçekleşebileceği dikkate alındığında, anılan kuralın bu safhayı da kapsar biçimde anlaşılması gerekmektedir.

Tam yargı davalarında davacının vefatı hâlinde davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçılar davayı takip iradesini ortaya koyana kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İptal davaları yönünden ise bir ayrım yapmak gerekir. İptali istenen işlemin sonuçları terekeye intikal etmiş veya ileride intikal edecek durumda ise mirasçıların takip hakkı doğar.

Çünkü böyle bir dava sonunda verilecek karar terekenin aktif veya pasifini etkileyeceğinden, mirasçıların bunu takip etmekte çıkarları olduğu açıktır. Buna karşılık iptali istenen işlemin doğurduğu veya doğuracağı sonuçlar davacının ölümüyle birlikte ortadan kalkıyorsa, başka bir anlatımla iptal davasının sonucu terekeyi ve mirasçıların hukukunu ilgilendirmiyorsa takip hakkından söz etmek de mümkün olmaz.

Böyle bir durumda dosyanın işlemden kaldırılmasına değil dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerekir (Kâzım Yenice, Yüksel Esin, İdari Yargılama Usulü, Arısan Matbaacılık, Ankara, 1983, s. 564 - 572).

Dosyanın incelenmesinden ve UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucu, davacının 16/04/2023 tarihinde vefat ettiği, davacı vekili tarafından 23/12/2022 tarihinde kayıtlara alınan dilekçeyle temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu idari para cezasının ödenip ödenmediğinin Dairemizin 22/03/2024 tarihli Ara Kararı ile sorulması üzerine, davalı idare tarafından "mezkur para cezasının ödendiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı" hususunun beyan edildiği görülmüştür.

Bu itibarla, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca tahsili davacının şahsından mümkün olan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, iptali istenilen işlemin doğurabileceği sonuçların davacının ölümüyle birlikte ortadan kalktığı ve dava konusu işlemin sonuçlarının terekeye intikal edecek durumda olmadığı anlaşıldığından, davanın yalnızca öleni ilgilendirdiği açık olup, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 11/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/2026, K. 2024/3650, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/2026
Karar No
2024/3650
Tarih
11 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/2039 K.2024/3780
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2040 K.2024/3775
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2041 K.2024/3779
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2043 K.2024/3019
  • Danıştay 9. Daire E.2023/2061 K.2024/3266
  • Danıştay 9. Daire E.2023/2062 K.2024/3628

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.