KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2258 E., 2024/1937 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Esas No
- 2023/2258
- Karar No
- 2024/1937
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacılar)
- … ve …'na velayeten, kendi adlarına asaleten;
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
1- … 2- … VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Ankara ili Polatlı ilçesi ... İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak görev yapan ...'nin küçüğün istismarı fiili nedeniyle .. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamasına rağmen davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle görevine devam ettiği, görevi sırasında aynı okulda öğrenci olan ... ve ...'na yönelik fiilleri nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:.
K:… sayılı kararı ile mahkumiyetine hükmedildiği belirtilerek, anılan fiiller nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlara karşılık olarak ... ve ... için 100.000,00'er TL manevi, anne ... için 50.000,00 TL manevi, baba ... için şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 310.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; her ne kadar, Ankara ili Polatlı ilçesi ...
İlköğretim Okulu'nda hizmetli olarak görev yapmakta iken devlet memurluğundan çıkarılan ...'in davacılardan ... ve ...'na yönelik fillerine ilişkin olarak yapılan yargılamada fiilin sabit olmadığından bahisle beraatine karar verilmişse de, anılan yargılamaya esas alınan kamera görüntüleri ve görgü tanıklarının ifadelerine göre davacı küçüklerin öğrenci oldukları ilkokulda hizmetli olarak görev yapan ... ile birçok defa depoya indikleri ve anılan depoda yaklaşık yirmi dakika kaldıkları,
ilk defa depoya inme sebeplerinin okul müdürünün ...'yi küçüklere çanta vermesi için görevlendirmesine rağmen küçükleri de ... ile depoya göndermesi ve depodan dönüp dönmediklerini kontrol etmemesinden kaynaklandığı, ...'nin küçüklere şiddet uyguladığına yönelik velilerin şikayetlerine rağmen ilkokulda görevli olarak çalıştırılmaya devam ettirildiği ve çeşitli disiplin cezaları uygulanmasına rağmen görev yerinin değiştirilmediği,
yine ...'nin 2018 yılında da "Çocuğun Nitelikli İstismarı" suçundan yargılanmasına ve yargılama kapsamında anılan tarihte (Aralık 2014- Temmuz 2019 yılları arasında) aynı okulun müdürü olan görev yapan S.Ü.'nün tanık sıfatıyla ifadesine başvurulmasına rağmen söz konusu yargılamaya ilişkin olarak özlük dosyasında herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı,
yargılama sürecinde de hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri gibi herhangi bir tedbirin de uygulanmadığı anlaşılmakla, olay tarihinde 12 yaşından küçük olan davacıların maruz kaldığı fiillere yönelik olarak idarenin koruma ve gözetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği sonucuna varılarak yaşanan olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu,
davacılar vekilinin 06/06/2022 tarihinde Mahkeme kaydına giren Ara Kararı cevabi yazısı ve eklerinin incelenmesinden, taşınma giderleri, çocukların ilaç katılım giderleri, psikolog ve hastane yol giderlerinden oluşan toplam 5.779,28 TL'nin belgelendirilebildiği görülmüş olup, toplam 5.779,28 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 05/04/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılardan baba ...'na davalı idarece ödenmesine,
fazlaya ilişkin istemin ise belgelendirilememesi nedeniyle reddine, davacıların uğradığı manevi zararlara karşılık olarak ... ve ... için 100.000,00'er TL, anne ... için 50.000,00 TL, baba ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 05/04/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacıların taraf ehliyeti ve husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacılardan anne ve babanın manevi tazminat talep edemeyeceği, yaşanan olayda idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, her ne kadar kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazminat ödemekle yükümlü tutulmuşsa da hükmedilen tazminat tutarlarının emsallere göre çok yüksek olduğu, dava konusu olayda 3. kişinin ağır kusuru sebebiyle idare ile olay arasında illiyet bağının kesildiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacılar vekili tarafından, okulda görev yapan ve yaşanan olaylar sebebiyle sanık konumunda bulunan şahsın okulda 5. sınıf öğrencisine tekme attığı, aynı şekilde ilköğretim seviyesindeki iki öğrenciyi darp ettiği, mental reterdasyon rahatsızlığı olan başka bir kız öğrenciyi istismar ettiği ve bu istismar sebebiyle yargılanmasına rağmen idare tarafından göreve devam ettirildiği, davalı idarece ilkokul seviyesinde okulda görev alacak personelle ilgili öğrencilere zarar verebilecek her türlü eylemlerinin engellenmesi gerektiği, Mahkemece belirlenen tazminat tutarlarının makul olduğu belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/2258, K. 2024/1937, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama