İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2023/3866 K.2025/9403

Dava konusu istem: Muş ili, Bulanık ilçesi, ... Köyü'nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası aldığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin Muş Valiliği'nin ...tarih ve ...…

Esas2023/3866Karar2025/9403Tarih3 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.994 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3866 E., 2025/9403 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
3 Aralık 2025
Esas No
2023/3866
Karar No
2025/9403
Temyiz isteminde bulunan (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av....
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.994 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Muş ili, Bulanık ilçesi, ... Köyü'nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası aldığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin Muş Valiliği'nin ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.

2019 yılı içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası ile cezalandırılan davacının, anılan ücretten kesme cezaları için idari soruşturma yapılmış ise de, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 4. bölümünün 17. maddesinin (ç) bendinin 14. alt bendinde yer alan "Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" fiili de disiplin soruşturmasını gerektirdiğinden, "Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak" fiili yönünden;

usulüne uygun soruşturma başlatılmadan, bağımsız bir soruşturmacı tayin edilmeden ve isnat edilen fiili her yönüyle ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya koyan bir soruşturma raporu düzenlenmeden ve usulüne uygun olarak soruşturmanın tamamlanmasından sonra ve ceza verilmeden önce, isnat olunan fiiller ve karşılığı ceza ile savunmasını yapması gereken yasal sürenin bildirildiği, süresi içinde savunma yapmamasının hukuki sonuçlarının hatırlatıldığı bir savunma istem yazısı tebliğ edilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idarenin işbu karar üzerine,

eksikleri gidererek yeniden işlem tesis edebileceğinin de açık olduğu, öte yandan.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun kurala bağlanmış olduğu, yapılan yargılama neticesinde hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 06/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların davanın açıldığı 06/02/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen kararda.

"Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları,

başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki 442 sayılı Köy Kanununun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin çıkarıldığı ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek,

hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği, bu durumda, kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği hususunun açık olduğu,

davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığı,

burada, Anayasa Mahkemesinin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği,

aksi halde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin belirtilen amaçla ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü;

bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı ki bu durumun, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davacı hakkında usule ve mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiği, davacının disiplin cezasına konu eylemleri ile ilgili tutanak tutulduğu, savunmasının alındığı, davacının koruculuk görevinin mahiyeti itibarıyla önem arz eden bir görev olduğu, mazeretsiz olarak görevini ihmal etmesinin kamu mağduriyetine neden olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının 9 ay sonra yürürlüğe gireceği, bu nedenle işbu dosyada uygulanmasının mümkün olmadığı, dava konusu işlemin işlem tarihindeki mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir.

Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 14. alt bendinde; 'Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A. maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

(2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.

24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.

Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.

Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir.

Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.

Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.

442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi incelendiğinde; dava konusu işleme esas "Bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası almak," yönetmelik göreve son düzenlemesinin, Köy Kanunu'ndaki yeni düzenlemede aynen yer almadığı; ancak "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B maddesinin son fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir." şeklinde yer verildiği görülmüştür.

Ceza hukukundaki "tekerrür" müessesesi, bir ceza mahkumiyetine kesin olarak uğrayan bir kimsenin, yeniden suç işlemesi halinde ceza hukukundaki kişisel durumunu tanımlamaktadır. Hukuka aykırı bir eylemin tekerrürü halinde verilecek cezanın artırılması, daha önce verilen cezanın ıslah edici olmadığı ve failin suç işleme konusundaki ısrarının daha ağır bir cezayı gerektirdiği düşüncesinden doğmaktadır.

Bununla birlikte, faile tekerrür nedeniyle daha ağır bir ceza verilebilmesi, bir başka deyişle failin ıslah olmadığının ve suç işleme konusundaki ısrarının ortaya konulabilmesi için, hukuka aykırı bir eylemi failin birden çok kere gerçekleştirmiş olması tek başına yeterli olmayıp, tekerrüre esas alınan eylemi nedeniyle daha önce cezalandırılmış olmasına rağmen bu tarihten sonra aynı eylemde tekrar bulunmuş olması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemde de belirtildiği üzere, davacı 17/07/2019 tarihinde Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/c.1 maddesi gereği "Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek" disiplinsizlik eylemi nedeniyle ücretten kesme cezası ile cezalandırılmış, bu ceza 04/09/2019 tarihinde kesinleşmiş, 24/07/2019 tarihli ikinci fiili nedeniyle aynı Yönetmelik maddesi hükmü gereği ücretten kesme cezası ile cezalandırılmış ve bu cezanın da 06/08/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davacının göreve son nedenlerine ilişkin fiilleri incelendiğinde, davacı hakkında verilen ikinci ücretten kesme cezasının ilk cezadan önce kesinleştiği, ilk cezanın savunmasının 26/08/2019 tarihinde alındığı, bu durumda henüz ilk cezanın savunması dahi alınmadan ikinci cezanın 06/08/2019 tarihinde kesinleştiği dolayısıyla davacı hakkında tekerrür halinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline, parasal hakların dava açıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesine dair idare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/3866, K. 2025/9403, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/3866
Karar No
2025/9403
Tarih
3 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/3988 K.2025/10011
  • Danıştay 8. Daire E.2023/4088 K.2025/9755
  • Danıştay 8. Daire E.2023/4384 K.2025/9500
  • Danıştay 8. Daire E.2023/4583 K.2025/10003
  • Danıştay 2. Daire E.2023/4838 K.2025/5665
  • Danıştay 2. Daire E.2023/4888 K.2025/5795

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.