İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2023/5852 K.2025/1512

2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/5852Karar2025/1512Tarih27 Şubat 2025Okuma12 dk · 2.443 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5852 E., 2025/1512 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
27 Şubat 2025
Esas No
2023/5852
Karar No
2025/1512
Temyiz isteminde bulunan (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.443 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davalı idareye ait ve sabitlenmemiş olduğu ileri sürülen demirden kale direğinin üzerine düşmesi sonucu 08/09/2020 tarihinde oğulları/kardeşleri ...'nın vefat etmesi olayında, idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, anne ... için şimdilik 5.000,00-TL, baba ... için şimdilik 5.000,00-TL destekten yoksun kalma/maddi tazminatın, yine baba ... için 160.000,00-TL, anne ... için 160.000,00-TL, abisi ... için 100.000,00-TL, diğer abisi ... için 100.000,00-TL, ikiz kardeşi ... için 130.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 660.000,00-TL tutarında tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek kanuni faizi ile birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, davacılar tarafından davalı idareye 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde yapılan ilk başvuru dilekçesinin incelenmesinden; zararın, olayın/fiilin ve muhatap idarenin bilindiği,

olayın niteliği göz önüne alındığında olayın ve zararın sonradan öğrenildiği yahut yeni bir hukuki/fiili durumun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde yapılan (ilk) başvurunun zımnen reddi tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde ve en son 30/07/2021 tarihinde ancak anılan tarihin adli tatile gelmesi sebebiyle adli tatilin bitimini takiben 07/09/2021 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra,

19/08/2022 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun dava açma süresinin yeniden ihya etmeyeceği göz önüne alındığında 29/09/2022 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayılı dosyada soruşturmaya devam edildiği, soruşturma sürecinde alınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, henüz soruşturma aşamasının tamamlanmadığı, ceza davasının açılmadığı ve kovuşturma tamamlanmadığından sorumlu idarenin halen netleşmediği, bu nedenle süre aşımının söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, oğulları/kardeşleri ...'nın 09/08/2020 tarihinde Konya Ereğli Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... Parkındaki beton futbol sahasında futbol oynarken, kale direğinin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle toplam 1.250.00,00-TL maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı idarece anılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği, davacılar vekili tarafından yeniden 19/08/2022 tarihli dilekçe ile davalı idareye maddi ve manevi tazminat talebiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun da zımnen reddi üzerine 29/09/2022 tarihli dava dilekçesi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği kurala bağlanmıştır

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Aktarılan mevzuattan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın bütün yönleriyle kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.

Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.

İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme veya savcılık soruşturması veya kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.

İdari eylemlerin neden olduğu bedensel zararların, tedavi sürecinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarihte öğrenilmiş sayılması, Kanun'da öngörülen sürenin kesin raporun ilgiliye verildiği tarihte işlemeye başlatılması gerektiği Danıştay'ın yerleşik içtihatlarındandır. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin başlatılması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.

Somut olayda dava dosyasının incelenmesinden, idarenin kusuru ve bu kusurun doğurduğu zararın, ölüm olayından sonra yapılan -ceza soruşturması da dâhil- değişik araştırma ve incelemelerle ortaya çıktığı, bu itibarla davacıların ortaya çıkan bu yeni durum nedeniyle olayda idarenin kusurunu ve bu kusurun doğurduğu zararı öğrendiklerini söyleyebilmeyi mümkün kılan herhangi bir durum tespit edilememiştir.

İlk Derece Mahkemesi de dava açma süresinin hesabında bu yönde bir tespitte bulunamadığı gibi davacıların da idarenin kusurundan kaynaklandığını ileri sürdükleri zararı, başka deyişle eylemin idarîliğinin ne zaman öğrenildiği ya da eylemin idarîliği ihtimaline ne zaman kanaat getirildiği hakkında herhangi bir olay ve olgu ileri sürmemeleri nedeniyle 2577 sayılı Kanun‟un 13. maddesinde yer alan bir yıllık süreyi, olayın meydana geldiği 09/08/2020 tarihinden ve bu bir yıllık süre içinde davalı idareye 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinden tarihten itibaren işleterek davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm kurmuştur.

Diğer taraftan, davacıların olayda idarenin kusurunu ve bu kusurun doğurduğu zararı öğrendiklerini söyleyebilmeyi mümkün kılan yeni bir durum ortaya çıkması halinde, bu yeni duruma istinaden açacakları davada dava açma süresi bu yeni duruma göre değerlendirileceğinden, bu aşamada İlk Derece Mahkemesince zararı doğuran olayın meydana geldiği tarih esas alınarak bu tarihten itibaren bir yıl içinde idareye tazmin talepli başvuru yaparak açık veya zımni red cevabı üzerine 60 günlük dava açma sürecinde davalarını açmamaları sebebiyle bakılan davada süre aşımı bulunduğu şeklinde yapılan değerlendirmenin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 27/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Davanın, davacıların oğulları/kardeşleri ...'nın 09/08/2020 tarihinde Konya Ereğli Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... Parkındaki beton futbol sahasında futbol oynarken, kale direğinin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle toplam 1.250.00,00-TL maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı idarece anılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği, davacılar vekili tarafından yeniden 19/08/2022 tarihli dilekçe ile davalı idareye maddi ve manevi tazminat talebiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun da zımnen reddi üzerine 29/09/2022 tarihli dava dilekçesi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Dava açma süresi' başlıklı 7. maddesinde. "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler; idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,...tarihi izleyen günden başlar...İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.

Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.", 'İdari makamların sükutu' başlıklı 10. maddesinde. "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.

Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.", 'Üst makamlara başvurma' başlıklı 11. maddesinde.

"İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun dava konusu uyuşmazlığa esas ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle,"Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde,

bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceğinin hüküm altına alındığı ancak 10. maddenin anılan düzenlemesine benzer bir hükme yer verilmediği görülmektedir.

14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe giren 1. ve 3. maddeleriyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. ve 13. maddelerinde yer alan ilgililerce yapılan başvurulara cevap vermeye ilişkin "altmış" günlük sürelerin "otuz" gün olarak değiştirildiği düzenlenmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından olayda, davacılar tarafından davalı idareye 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde yapılan ilk başvuru dilekçesinin incelenmesinden; zararın, olayın/fiilin ve muhatap idarenin bilindiği,

olayın niteliği göz önüne alındığında olayın ve zararın sonradan öğrenildiği yahut yeni bir hukuki/fiili durumun da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde yapılan (ilk) başvurunun zımnen reddi tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde ve en son 30/07/2021 tarihinde ancak anılan tarihin adli tatile gelmesi sebebiyle adli tatilin bitimini takiben 07/09/2021 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra,

19/08/2022 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun dava açma süresinin yeniden ihya etmeyeceği göz önüne alındığında 29/09/2022 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Dolayısıyla İlk derece mahkemesi tarafından olayda 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde yapılan (ilk) başvurunun zımnen reddi tarihi hesaplanırken 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun düzenlemesi geriye dönük ve hatalı uygulanarak 30 gün olarak hesaplandığı, oysa ki anılan tarihte aktarılan mevzuat düzenlemesinin yürürlükte olmadığı, dolayısıyla zımni ret süresinin dava konusu olayda 60 gün olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde dava açma süresi 28/09/2021 tarihinde sona ermektedir.

Diğer taraftan davacılar vekili tarafından yeniden 19/08/2022 tarihli dilekçe ile davalı idareye maddi ve manevi tazminat talebiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun da zımnen reddi üzerine 29/09/2022 tarihli dava dilekçesi ile işbu davanın açıldığı 28/09/2021 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra,

19/08/2022 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun dava açma süresinin yeniden ihya etmeyeceği göz önüne alındığında 29/09/2022 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca süre aşımı yönünden davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf başvurularının reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

KARŞI OY

(XX)-Davanın, davacıların oğulları/kardeşleri ...'nın 09/08/2020 tarihinde Konya Ereğli Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğüne ait olduğu belirtilen ... Parkındaki beton futbol sahasında futbol oynarken, kale direğinin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle toplam 1.250.00,00-TL maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye 26/05/2021 (davalı idare kaydına giriş tarihi 31/05/2021) tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı idarece anılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedildiği, davacılar vekili tarafından yeniden 19/08/2022 tarihli dilekçe ile davalı idareye maddi ve manevi tazminat talebiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun da zımnen reddi üzerine 29/09/2022 tarihli dava dilekçesi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -davaya konu önkarar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir." kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu olayda, ...'nın davalı Belediyeye ait parkta futbol oynarken, kale direğinin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiği olayın 09/08/2020 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 29/09/2022 tarihinde yani eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde açıldığı,

süre gibi dava açmaya ilişkin usûl koşulları birden fazla yoruma neden olabilecek nitelikte ise, mahkemeye erişim hakkı kapsamında bireylerin dava açma haklarını engelleyecek şekilde katı bir yoruma tabi tutulmaması gerektiği, dolayısıyla davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca süre aşımı yönünden davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf başvurularının reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/5852, K. 2025/1512, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nin Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Karşı Oy
  14. Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/5852
Karar No
2025/1512
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/5858 K.2025/2383
  • Danıştay 5. Daire E.2023/5876 K.2025/3019
  • Danıştay 6. Daire E.2023/5882 K.2025/1258
  • Danıştay 6. Daire E.2023/5885 K.2025/1217
  • Danıştay 8. Daire E.2023/5893 K.2025/2364
  • Danıştay 8. Daire E.2023/5971 K.2025/3253

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.