KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6057 E., 2025/370 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas No
- 2023/6057
- Karar No
- 2025/370
- Temyiz isteminde bulunan (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Milli Savunma Üniversitesi, Deniz Harp Okulu ... Bölümünde ... olarak görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında herhangi bir soruşturma veya disiplin cezasının mevcut olmadığı, görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı, davalı idare tarafından davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin olarak herhangi bir somut gerekçenin ve hizmetine ihtiyaç bulunmadığının ortaya konulamadığı,
ayrıca davacının görevli olduğu Deniz Harp Okulu Dekanlığı ve Milli Savunma Üniversitesi tarafından görev süresinin uzatılmasının uygun görüldüğü hususları dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mevzuat hükümleri uyarınca, davacının atama süresinin iki yıl olduğu ve iki yılın sonunda personelin görevinin kendiliğinden sona erdiği, sürenin sonunda hizmet ihtiyacına göre aynı personelin atamasının yeniden yapılmasının idarenin takdirinde olduğu, iki yıllık atama süresinin sonunda davacının ilişiğinin kesilmesi işleminde kendiliğinden sona eren atamanın yenilenmeyerek idarece takdir yetkisinin objektif olarak kullanıldığı, askerlik mesleğinin özelliği gereği takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiği dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARŞI OY
(X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir.
Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir.
Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma,
her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin uzatılmaması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali ve davacının parasal haklarının iadesine ilişki verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/6057, K. 2025/370, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama