KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6167 E., 2024/1647 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2023/6167
- Karar No
- 2024/1647
- Temyiz eden (davalı yanında müdahil)
- ...
- Davalı
- ... Birliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem:...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair ... Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve .../... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen... tarih ve ... sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda. Ankara Barosu levhasına yeniden avukat olarak yazılmak için başvuran ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında yargılandığı ve dava dosyasının derdest olduğunun görüldüğü, bu durumda, baro levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulunan ... hakkındaki kovuşturmanın mahkeme kararının kesinleşmesi ile sona ereceği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi kapsamında bulunan suç nedeniyle müdahil hakkındaki kovuşturma sürecinin devam ettiği, bu sebeple müdahilin baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerektiğinden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı ceza davasında müdahil hakkında silahlı terör örgütü üyeliği sebebiyle yapılan yargılama sonucu mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğunun görüldüğü, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı yanında davaya katılan tarafından, hakkında açılan ceza kovuşturması gerekçe gösterilerek aleyhine karar verilmesinin masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu, yerindelik denetimi yapıldığı, çalışma hakkının engellendiği, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davalı yanında davaya katılanın adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 335/3. maddesi gereği adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğine ilişkin kural karşısında temyiz dilekçesinde tekrar ileri sürülen adli yardım istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek olmaksızın Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/6167, K. 2024/1647, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama