KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/617 E., 2024/7335 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/617
- Karar No
- 2024/7335
- Temyiz isteminde bulunan (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Yurtdışı öğrenci kabulüne ilişkin mevzuat uyarınca 2020-2021 eğitim öğretim yılında yurt dışındaki bir liseden aldığı dipoma ile uluslararası öğrenci statüsünde Ankara Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydı yapılan davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 45/1-(f) maddesi ile Ankara Medipol Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Ve Sınav Yönetmeliği'nin 9/2. maddesi ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 06/11/2020 tarihli ve E:71226 sayılı "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları" konulu işlemi uyarınca öğrenci kaydının silinmesine dair Ankara Medipol Üniversitesi'nin 31.05.2021 tarih ve bila sayılı Üniversite Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında; idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine idare edilenin gerçek dışı beyanı veya hilesi sebep olmuşsa veyahut geri alınan idari tasarruf yok denilebilecek bir illetle malülse yahut idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata mevcutsa ve idareyi haberdar etmemişse, iyi niyetten söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu nedenle de idarenin yokluk, açık hata, ilgilinin gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın işlem geri alınabileceği,
davacının 2014-2018 yılları arasında Mardin ilinde lisede öğrenim görerek mezun olduğu, Moskova'daki eğitimini ise 2018-2020 yılları arasında tamamladığı bildirilmesine karşın davacının sadece 2019 yılı Ağustos ayında üç gün süreyle yurtdışında bulunduğunun anlaşıldığı,
dolayısı ile yurtdışında fiili bir eğitim öğretim görmeyen ve Türkiye'de eğitim öğretimini tamamlayarak lise diploması almış bulunan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 45. maddesi kapsamında olmadığı açık olduğundan, davalı idarenin Covid-19 Pandemi süreci nedeniyle alınan Yükseköğretim Kurulu kararları uyarınca öğrencilerin mağdur olmaması için eksik belgeler ile yaptığı okula kayıt işlemini geri alarak, davacının okuldan ilişiğinin kesilmesine yönelik dava konusu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin denklik belgesi ile birlikte YÖK'ün belirlediği şartlar çerçevesinde davalı üniversiteye kaydının yapıldığı, kayıt esnasında müvekkili tarafından herhangi bir gerçeğe aykırı beyan veya hilesinin bulunmadığı, kaldı ki müvekkilinin Türkiye'deki bir liseden mezun olmasının saklanabilmesinin mümkün olmadığı, davalı üniversitenin de kayıt esnasında Türkiye'de lise mezuniyeti bulunanların kaydının yapılmayacağına ilişkin bir bildirim veya duyurusunun da bulunmadığı, dolayısıyla müvekkilinin usulüne uygun olarak kazanmış olduğu hakkının sonradan getirilen yeni şartlar ile hukuken ortadan kaldırılarak kaydının silinmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacının Türkiye'de lise eğitimi görmesi sebebiyle yurt dışı öğrenci kabulüne ilişkin şartları sağlamadığı değerlendirilerek kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirterek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/617, K. 2024/7335, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama