KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6916 E., 2024/4346 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/6916
- Karar No
- 2024/4346
- Temyiz eden (davalı)
- ... Üniversitesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ... Bölümü'nde öğrenim gören davacının, azami öğrenim süresini tamamladığından bahisle ilişiğinin kesilmesine dair davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile. 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'da değişiklik yapıldığı, azami sürelerin 26/11/2014 tarihinden veya değişikliğin geçmişe yürütülerek 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılından başlatılmasının mümkün olmadığı,
azami sürelerin hesaplanmasında, derslerin dönemlik verildiği programlarda değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ders verildiği dönemin, derslerin yıllık verildiği programlarda ise bir sonraki eğitim-öğretim yılının başlangıç olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda, davacının anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenim süresi dört yıl olan lisans programına kayıtlı olduğu ve öğrenim gördüğü programda derslerin dönemlik olarak verildiği anlaşıldığından,
azami 7 yıllık öğrenim süresinin hesaplanmasında, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ders verildiği dönemin (2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı) başlangıç olarak kabul edilmesi gerekirken, 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Güz Yarıyılı itibariyle azami öğrenim süresini tamamladığından bahisle verilen ek sınav hakları sonucunda ilişiğinin kesilmesine dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Yükseköğretim Kurulu Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanlığı’nın ... sayılı ... sayılı yazısında, 6569 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarihte öğrenci olanların azami öğrenim sürelerinin başlangıç tarihinin ne olacağına ilişkin başvuruların 15/07/2015 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında görüşüldüğü ve yükseköğretim kurumlarında anılan kanunun çıktığı tarihte kayıtlı öğrencilerin azami sürelerinin başlangıç tarihinin 2014-2015 eğitim ve öğretim dönemi güz yarıyılı olarak uygulanmasının uygun görüldüğü, bu nedenle azami öğrenim süresinin başlangıç tarihinin 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı güz yarıyılı olarak uygulandığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/6916, K. 2024/4346, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama