İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2024/157 K.2024/129

Dava konusu istem: ...Odası Genel Sekreteri olarak görev yapan davacı tarafından, tarafına ödenmeyen 2017 ve 2021 yılları arası (bu yıllar dahil) Temmuz ve Eylül aylarında ödenmeyen ikişer maaş ikramiye alacaklarına ilişkin şimdilik 5.000-TL; 2017 Temmuz…

Esas2024/157Karar2024/129Tarih23 Ocak 2024Okuma6 dk · 1.289 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/157 E., 2024/129 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
23 Ocak 2024
Esas No
2024/157
Karar No
2024/129
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Odası Başkanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.289 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: ...Odası Genel Sekreteri olarak görev yapan davacı tarafından, tarafına ödenmeyen 2017 ve 2021 yılları arası (bu yıllar dahil) Temmuz ve Eylül aylarında ödenmeyen ikişer maaş ikramiye alacaklarına ilişkin şimdilik 5.000-TL; 2017 Temmuz ayından itibaren eksik ödenen tüm maaş farkları alacağına ilişkin şimdilik 2.000-TL; 14/09/2015 tarihinden bu yana ödenmeyen dini bayram yardımlarından şimdilik 1.000-TL alacağın bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda;

a- Dava konusu, 2017-2021 yılları arası her yıl için ikişer ikramiye alacağına ilişkin 5.000-TL maddi tazminat talebi yönünden; davacı tarafından, 07/01/2008 tarihinde yönetim kurulu kararıyla davacıya yılda 3 maaş ikramiye verilmesinin hükme bağlandığı ancak 13/03/2017 tarihli yönetim kurulu toplantısında ikramiye alacağının yılda bire düşürüldüğü, 4847 sayılı Kanunun 22. maddesi gereğince davacının muvafakati alınmadan bu işlemin tesis edilemeyeceği ve kazanılmış hakkı olduğu ileri sürülmüşse de;

davacının kadrosunun 657 sayılı Kanun hükümlerine tabi memur kadrosu olduğu ve 4847 sayılı Kanunun 22. maddesinin uygulanmasının işçi kadrosuna sahip personelce ileri sürülebileceği, öte yandan, Ziraat Odaları Personel Yönetmeliğinin 31. maddesinde "yılda en fazla üç defa ikramiye ödenebilir." şeklindeki düzenleme ile davalı idareye, personelin başarısı ve mali gücü oranında ikramiye ödenmesi yönünde açık bir takdir hakkı tanındığı,

bu doğrultuda davalı idarenin personeller arası eşitlik hükmüne aykırı bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı ve diğer savunmaları da değerlendirildiğinde, davalı idarenin takdir hakkını kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklediği anlaşıldığından, 2017 sonrası ikramiyenin yılda bire indirilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu doğrultuda, davacının 2017-2021 yılları arası her yıl için ikişer ikramiye alacağına ilişkin maddi tazminat talebinin reddi gerektiği;

b- Dava konusu, 14/09/2015 tarihinden bu yana ödenmediği iddia edilen dini bayram yardımlarına ilişkin 1.000-TL maddi tazminat talebi yönünden; davacı tarafından, üst üste 14 yıl boyunca bayram yardımı yapıldığı, bunun kazanılmış hak haline geldiği, odanın bütçesinin bunu ödemeye uygun olduğu, öyle ki sonrasında 4 personel alımı yapıldığı ileri sürülmüşse de.

Ziraat Odaları Personel Yönetmeliği'nin 38. maddesi dikkate alındığında, davalı idarenin bayram yardımları yapmak hususunda açık takdir hakkı olduğu, uzun yıllar bayram yardımları yapılmasının kazanılmış hak olarak kabulünün yasal bir dayanağının bulanmadığı gibi personel alımının iş ve işlemlerin düzenine ilişkin olduğu, davalı idarenin mevcut bütçesini personele dağıtması ve yeni personel istihdam etmemesi doğrultusunda verilebilecek bir kararın yerindelik denetimi kapsamında olacağı, İdari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu ve İdari mahkemeler;

yerindelik denetimi yapamayacağı değerlendirildiğinde bu hususta inceleme yapılamayacağının açık olduğu, öte yandan, takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin incelenmesinden, 2014 yılından bu yana davacının içinde yer aldığı personellerin tümüne bayram yardımlarının eşit oranda verilmesine karar verildiği, bayram yardımlarının verilmediği yıllarda personel ayrımı yapılmadığı değerlendirildiğinde;

davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullandığı anlaşıldığından davacının bayram yardımlarına ilişkin maddi tazminat talebinin reddi gerektiği;

c- Dava konusu, 2017 Temmuz ayından itibaren eksik ödenen tüm maaş farkları alacağına ilişkin 2.000-TL maddi tazminat talebi yönünden; davalı idare bünyesinde davacı ile birlikte toplam üç tane kadrolu personelin bulunduğu, kadrolu personeller arasında derece, kademe farkı bulunmadığı, iki adet sözlemeli personelin 12/01/2016 tarihinde göreve başlatılarak 07/03/2022 tarihinde kadroya geçirildiği, davacının davalı idareye başvuruda bulunduğu 2021 Eylül ayında SGK kayıtları uyarınca en yüksek maaşı aldığı, davacıdan sonra en yüksek maaşı alan kadrolu personel A.T 'nin maaşından %25 ten fazla oranda maaş ödemesi aldığı,

davacıya 2017 yılı Ocak ayı haricinde her yıl ocak ve temmuz aylarında ayrı ayrı en düşük %5,75 en yüksek %11,62 oranında maaş zammı uygulandığı, sözleşmeli personel olarak alınan E.İ ve F.D'nin 2017 yılından itibaren davacının aralarında yer aldığı memur kadrosunda bulunan personele oranla daha yüksek oranda maaş zammı aldığı sabit ise de; başlangıç maaşlarının memur kadrosunda bulunan personele oranla %50'den fazla oranla düşük olduğu, bu artışlar ile personeller arasında ücret eşitliğinin sağlanmaya çalışıldığının davalı idarece somut şekilde ortaya konulduğunun anlaşıldığı,

davalı idarece sözleşmeli ve/veya kadrolu personeller arasında ücretler ve ücretlerin artış oranları yönünden dayanak mevzuat hükümleri ile eşitlik ilkesine aykırı bir işlem tesis edildiğine yönelik somut bir delil bulunmadığından, davacının ücret artışları nedeniyle tazminat talebinde hukuka uyarlık bulunmadığı, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/1. maddesinde, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağının hüküm altına alındığı,

aynı Kanun'a 05.04.1990 tarih ve 3622 sayılı Kanunla eklenip 08.06.2000 tarih ve 4577 sayılı Kanunla değişik ek 1. maddede öngörülen hesaplama yöntemine göre, beş bin liralık sınırın, 2023 yılında verilecek kararlar bakımından yirmi bin lira olarak uygulanması gerektiği, bakılan davanın konusu yirmi bin Türk lirasını geçmediğinden, yasal düzenleme gereğince kesin olan ilk derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, kesin olarak karar verilmiştir.

Davacı tarafından anılan karar temyiz edilmiş olup ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:...K:...Temyiz No:...sayılı kararı ile bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan temyiz yolu açık dava türlerinden olmadığı gibi konusunun da 2023 yılındaki temyiz sınırına ilişkin güncel miktar olan 581.000,00-TL'yi aşmadığı görüldüğünden aynı Kanunun 48. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kısmi davada kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiği, miktar artırım talebinde bulunabilmek için dosyanın bilirkişi incelemesine dahi gönderilmediği, davanın konusu miktar itibarıyla belirsiz olduğundan dosyanın hesaplama bilirkişisine gönderilmeden müddeabihin ıslah yolu ile artırılmasının abes olacağı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu belirtildiği halde kesinlik sınırı alacağın tamamı üzerinden değil de davaya konu edilen tutar üzerinden belirlenerek karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Davacının davaya konu parasal hak talepleri konusunda İdare Mahkemesince istemin yasal mevzuat karşısında hukuken kabul edilebilir olup olmadığı araştırıldıktan ve kabul edilebilirliğine kanaat getirildikten sonra davanın başlangıcında belirsiz olan alacak tutarının belirlenebilmesi için dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesi gerekmekte olup ancak bu aşamadan sonra dosyaya giren bilirkişi raporu doğrultusunda davacının miktar artırımında bulunabilmesi söz konusu olmaktadır.

Bakılan davada ise İdare Mahkemesince davacının parasal hak talepleri yasal mevzuata uygun bulunmayarak reddedildiğinden bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesince, davaya konu edilen miktar üzerinden değerlendirme yapılarak istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Kesin kararın temyizi nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Bölge İdare Mahkemesince temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup temyize konu Bölge İdare Mahkemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 23/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2024/157, K. 2024/129, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/157
Karar No
2024/129
Tarih
23 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2024/158 K.2024/430
  • Danıştay 2. Daire E.2024/162 K.2024/415
  • Danıştay 2. Daire E.2024/165 K.2024/431
  • Danıştay 13. Daire E.2024/165 K.2024/450
  • Danıştay 8. Daire E.2024/165 K.2024/14
  • Danıştay 8. Daire E.2024/166 K.2024/15

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.