İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2024/3192 K.2024/7126

Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi sınırları dahilinde davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı ve IV. grup manganez işletme ruhsatının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince 11/11/2016 tarihi itibarıyla iptal…

Esas2024/3192Karar2024/7126Tarih18 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.027 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3192 E., 2024/7126 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
18 Aralık 2024
Esas No
2024/3192
Karar No
2024/7126
Temyiz isteminde bulunan (davacı)
... Madencilik ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Davalı yanında müdahil
... Maden Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.027 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi sınırları dahilinde davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı ve IV. grup manganez işletme ruhsatının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince 11/11/2016 tarihi itibarıyla iptal edilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2016 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması üzerine, 11/08/2016 tarihinde tebliğ edilen... tarih ve E... sayılı yazı ile ruhsat bedelinin 3 ay içinde yatırılmasının istenildiği ve yatırılmadığı takdirde ruhsatının iptal edileceği hususunun bildirildiği, fakat buna rağmen davacı şirket tarafından verilen 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, öte yandan, dava dilekçesinde 11/08/2016 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu,

tebligatın içeriğinin 2017 yılının Şubat ayında şifahen öğrenildiği belirtilmekte ise de, söz konusu tebligat içeriği ıttılasına girmiş olan davacı şirket tarafından ruhsat bedeli yatırılmak yerine davalı idareye 16/02/2017 tarihinde başvurularak kendilerine usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra ödeneceğinin bildirildiği, bu nedenle davacı şirket yetkililerinin asıl amacının borcu ödemek değil de süreci uzatmak olduğu,

kaldı ki tebligat içeriğinin öğrenildiği iddia edilen 16/02/2017 tarihinden dava konusu işlemin tesis edildiği 20/05/2017 tarihine kadar mevzuatta öngörülen 3 aylık sürenin geçmesine rağmen ruhsat bedelinin ödenmediği görüldüğünden, tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin itirazın iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bu kararın, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2018/6033, K:2020/2921 sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Anılan kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/04/2022 tarih ve E:2021/1761, K:2022/3262 sayılı kararıyla; yeniden bozulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararıyla; idarelerin; hukuka uygun işlem tesis etmek, işlemlerindeki hukuka aykırılıkları düzeltmek, bu tür işlemlerle ortaya çıkan hukuk ihlallerini ortadan kaldırarak hukuka uygun

bir düzen sağlamak zorunda oldukları, davacı şirket tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne sunulan 16/02/2017 tarihli dilekçede, usulsüz tebligatın içeriğinin öğrenildiği ve yeniden usule uygun tebligat yapılması durumunda ruhsat bedelini ödemeye hazır olunduğunun bildirilmesine rağmen, davacı şirketin ruhsatının iptal edilmesinin hak ve nefaset kurallarına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle, bozma kararına uyularak verilen istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki kararda ısrar edilmiştir.

Bu ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/06/2023 tarih ve E:2022/3421, K:2023/1489 sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, şirkete yapılan tebligatın şirket çalışanı olmayan bir kişiye yapıldığı, bu nedenle usulüne uygun bildirim yapılmadığından dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... ili, ... ilçesi sınırları dahilinde yer alan maden sahası için ... sicil sayılı ve IV. grup manganez işletme ruhsatına sahip olan davacı şirket tarafından, 2016 yılına ait işletme ruhsat bedelinin ödenmediğinin tespit edilmesi üzerine,

2016 yılına ait 42.232,00-TL tutarındaki ruhsat bedelinin 3 ay içinde içerisinde yatırılması gerektiği, anılan bedelin yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edileceği hususunu içeren ... tarih ve E... sayılı davalı idare yazısı, davacı şirketin adresinde ve "şirket adına tebliğ evrakını almaya yetkili "L.İ." kaşesiyle ve anılan şahsın imzasına 11/08/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, sonrasında davacı şirket tarafından 16/02/2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruda, anılan yazıdan şifahi olarak haberdar oldukları, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı,

usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra ruhsat bedelinin yatırılacağı belirtilmiş, devam eden süreçte, davalı idare tarafından, ruhsat bedelinin yatırılması için verilen üç aylık sürenin sonu olan 11/11/2016 tarihinden geçerli olmak üzere davacı şirkete ait ruhsat ... tarih ve E... sayılı dava konusu işlem ile iptal edilmiş, anılan işlemin... tarih ve E... sayılı işlem ile davacı şirkete bildirilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, hükmi şahıslara tebliğin, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağı, bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğin muteber olduğu; "Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı düzenlenmiştir.

3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle) 13. maddesinin 1. fıkrasında, "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur.

İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır.

Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir..." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyizen incelenen dosyada, yargılamanın geldiği aşama dikkate alındığında, öncelikli olarak usuli müktesep hak kavramının ve istisnalarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay'ın 04/02/1959 tarih ve E:1957/13, K:1959/5 sayılı ve 09/05/1960 tarih ve E:1960/21, K:1960/9 sayılı içtihadı birleştirme kararlarıyla, hukukta uygulamaya giren usuli kazanılmış hak kavramı, bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hak olarak tanımlanmaktadır.

İlk derece mahkemesinin doğru bularak uyduğu bozma kararı üzerine, temyiz yerinin bozma kararı ile benimsediği esaslara aykırı şekilde bozma kararı verememesi olarak tanımlanan bu ilkenin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12/07/2006 tarih ve E:2006/4-519, K:2006/527 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kimi istisnaları da bulunmaktadır.

(Aynı doğrultuda, HGK’nun 21/01/2004 tarih ve E:2004/10-44, K:2004/19, 03/02/2010 tarih ve E:2010/4-40, K:2010/54 sayılı kararları bulunmaktadır.)

Usuli müktesep hak ilkesine göre; mahkemenin, bozmaya uymasından sonra, yeni bir içtihadı birleştirme kararı ya da geçmişe etkili bir kanun çıkması; uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usuli kazanılmış hakka göre değil, ortaya çıkan yeni hukuki durumlara göre karar verilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararına uyulmasında olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış hakkın uygulanması mümkün değildir.

Öğretide, istisnaların bunlarla sınırlı olmadığı, bugüne kadar artarak geldiği gibi bundan sonra da yeni istisnaların olabileceği savunulmaktadır.

Usuli kazanılmış hak ilkesinin idari yargıda uygulanabilirliğine gelince;

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun muhtelif kararlarında, usuli kazanılmış hak ilkesi ayrıntılı olarak incelenmek suretiyle bir sonuca varılmıştır. (03/03/2000 tarih ve E:1999/1126, K:2000/394 sayılı, 23/10/2003 tarih ve E:2001/864, K:2003/744 sayılı) Anılan Kurulunun 24/12/2009 tarih ve E:2006/149, K:2009/3386 sayılı kararında ise, "...usuli kazanılmış hak ilkesinin Yargıtay'ın belirlediği istisnalarıyla birlikte ve idarenin yargısal denetiminin yerine getirilmesini sınırlandırmadan, idari yargılama usulünün özelliklerine uygun olmak ve genel kabul gören içtihat değişikliklerinin uygulanmasını engellemeyecek nitelikte olması kaydıyla idari yargıda da uygulanabileceği sonucuna varılmaktadır... " denilerek ilkenin istisnalarına yönelik belirlemeler yapılmıştır.

Benzer şekilde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/04/2015 tarih ve E:2014/3383, K:2015/1543 sayılı kararlarında da "...Bu durumda, konuya ilişkin olarak genel kabul gören bir içtihat değişikliği ortaya çıktığından, olayda "usuli kazanılmış hak" ilkesinin uygulanma olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır... " denilerek genel kabul gören içtihat değişikliğinin ortaya çıkması ilkenin istisnası olarak kabul edilmiştir.

Bu açıdan uyuşmazlık ele alındığında; ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı şirket tarafından 2016 yılı ruhsat bedelinin yatırılmaması üzerine, 11/08/2016 tarihinde tebliğ edilen ...tarih ve E... sayılı yazı ile ruhsat bedelinin 3 ay içinde yatırılmasının istenildiği ve yatırılmadığı takdirde ruhsatının iptal edileceği hususunun bildirildiği, fakat buna rağmen davacı şirket tarafından verilen 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2018/6033, K:2020/2921 sayılı kararıyla, davacı şirketin L.İ. isimli bir çalışanı olmadığının tespit edildiğinin bildirildiği, dolayısıyla davacı şirket çalışanı olmayan L.İ. adlı şahsa yapılan tebligatın usulsüz olduğu, buna göre usulsüz tebligata istinaden davacı şirket tarafından ruhsat bedelinin 3 ay içinde içerisinde yatırılmadığından bahisle ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi...... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...

K:... sayılı kararı bozulmuştur.

Bunun üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:...

K:... sayılı kararıyla, bozma kararına aynen uyularak istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/04/2022 tarih ve E:2021/1761, K:2022/3262 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" hakkındaki içtihatları doğrultusunda (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2021/2910, K:2022/523 sayılı kararı) ve Dairemizin istikrar kazanan ve müstekar hale gelen görüşü (E:2019/10251, K:2023/3527.

E:2020/1925, K:2023/441) çerçevesinde, "davacı şirket tarafından, 11/08/2016 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu, tebligatın içeriğinin 2017 yılının Şubat ayında şifahen öğrenildiği iddia edilmekte ise de; tebliğ mazbatasının incelenmesinden davacı şirket adına tebliğ evrakını almaya yetkili "L.İ." adına tebligatın yapıldığı,

"L.İ." adlı kişinin SGK kaydı bulunmasa da, davacı şirketin davalı idareye vermiş olduğu tebligat adresinde şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirketin ticaret adresinde bulunmasının ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu göz önüne alındığında, davacının bu iddiasına itibar edilmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Buna göre, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, Dairemizin verdiği bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, bu kararın temyizen incelenmesi aşamasında Dairemizce, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun uyuşmazlık hakkındaki genel kabul gören içtihatları (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2021/2910, K:2022/523 sayılı kararı) ile Dairemizin istikrar kazanan ve müstekar hale gelen görüşü (E:2019/10251, K:2023/3527; E:2020/1925, K:2023/441) çerçevesinde bozma kararı verildiği anlaşıldığından, davacı lehine usuli müktesep hak oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla; temyize konu karar açısından, işin esası incelendiğinde;

Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden; tüzel kişilere ve ticari işletmelere yapılacak tebliğin yetkili temsilcilere yapılacağı, tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğin, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı şirkete, 2016 yılına ait 42.232,00-TL tutarındaki ruhsat bedelinin 3 ay içerisinde yatırılması gerektiği, anılan bedelin yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edileceği hususunu içeren ... tarih ve E... sayılı davalı idare yazısının, davacı şirketin gösterdiği adreste ve şirket adına tebliğ evrakını almaya yetkili "L.İ." adlı şahsın imzasına 11/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği,

dolayısıyla tebligatın muhatabı olan davacı şirketin gösterdiği adreste tebligat yapılması halinde, yapılan tebligatın hüküm ve sonuçlarından davacı şirketin sorumlu olacağı, bu kapsamda, davacı şirket tarafından hak kayıplarını veya meydana gelecek olumsuz durumları bertaraf edecek önlemlerin alınarak faaliyette bulunulması gerektiği açık olup yapılan tebligatın geçerli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...dari Dava Dairesinin... gün ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2024/3192, K. 2024/7126, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nun Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/3192
Karar No
2024/7126
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/3193 K.2024/7711
  • Danıştay 3. Daire E.2024/3193 K.2024/6764
  • Danıştay 13. Daire E.2024/3194 K.2024/5783
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3194 K.2024/6553
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3195 K.2024/7075
  • Danıştay 7. Daire E.2024/3196 K.2024/5311

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.