KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1391 E., 2025/5487 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- Esas No
- 2025/1391
- Karar No
- 2025/5487
- Temyiz isteminde bulunan (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Çalıştığı kurumu 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığından bahisle çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, hakkında beraat kararı verildiği gerekçesiyle çalışma izninin iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Mersin Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak çalışma izninin, sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca, kanun ve yönetmelikte belirlenen usuller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinlerinin ilgili özel öğretim kurumuna münhasır olarak özel öğretim kurumuyla akdedilen sözleşme dönemiyle sınırlı olacağı, dolayısıyla belirtilen şekilde bir sözleşme imzalanmadan genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine de imkan bulunmadığı,
davacının daha önce iptal edilen ve kapatılan kuruma özgü olarak düzenlenen çalışma izninin iade edilmesi yönündeki talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/12/2023 gün ve E:2022/1767 K:2023/7455 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.
31/05/2024 tarihli Ara Kararı üzerine gönderilen bilgi, belgelerden; davacının Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakına dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, idarece, davacının Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir bir bilgi veya belgenin ortaya konulmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ...
İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği, ayrıca; vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de bir diğer hukuka aykırılık sebebi olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun "Mevzuu" başlıklı 2. maddesinde " Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.", "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde "Genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişiler ödemekle mükelleftir.", "Harçdan müstesna işlemler" başlıklı 13. maddesinde, "Aşağıda yazılı mevzular harçdan müstesnadır: (...) j) Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı sayılmış olup; 326/1. maddesinde, "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde, "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin yargı harçlarını ödemekle mükellef olduğu, Harçlar Kanununun 13/1-j bendi gereğince Genel Bütçeye dahil idarelerin Harçlar Kanununun (1) ve (3) sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu, anılan Kanun maddesiyle öngörülen muafiyetin bu idarelerin davacı veya kanun yollarına başvuran sıfatını haiz olduğu davalar için söz konusu olduğu,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinin 1. fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen tarafa yükleneceğine açıkça yer verildiği, yargı harçlarının da yargılama giderlerinin bir unsuru olduğu, dava açılırken davacı tarafından yatırılan veya adli yardım nedeniyle yatırılması ertelenen ve dava sürecinde yargılama giderine dönüşen yargı harçlarının -haklılık oranı gözetilerek- davalı idarece ödenmesine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; yargılama giderlerine hükmedilmesinin kamu düzeninden olduğu ve Mahkemelerce re'sen incelenmesi gerekeceğinden, bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekmektedir.
İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının adli yardım talebinin kabulü ile yargılama giderlerinin tahsilinin ertelendiği dikkate alınmaksızın; iptal ile sonuçlanan davada toplam yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, kendisini vekille temsil ettirmediği görülen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan.
"Davacı tarafından dava aşamasında 251,60-TL, istinaf aşamasında 297,30-TL ve temyiz aşamasında 1.226,00-TL olmak üzere sarf edilen toplam 1.774,90-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" kısmının "Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden; adli yardım nedeniyle yatırılması ertelenen ve dava sürecinde yargılama giderine dönüşen toplam 1.774,90-TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi,
ayrıca, hüküm fıkrasında yer alan "..ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin" ibaresinin çıkartılması gerekmektedir.
Danıştay 8. Daire, E. 2025/1391, K. 2025/5487, 11 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama