KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1538 E., 2025/1942 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Esas No
- 2025/1538
- Karar No
- 2025/1942
- Temyiz isteminde bulunan (davacı)
- ... vasisi ...
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
3- ... Bakanlığı
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, İLO Sözleşmesi ve Anayasa'da açıklanan hak ihlalleri konusunda davalı idarelerin ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.000,000 $ maddi ve manevi tazminat ödenmesine ve ticari ve sınai alacaklarının tespitine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ...Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında vesayet altına alındığı ve davacıya ...'nin vasi olarak tayin edildiği, buna rağmen bakılan davanın, mevzuata aykırı olarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin ettiği vekili tarafından açılmayıp bizzat ve doğrudan davacı asil tarafından açıldığı, Mahkemenin 11/08/2023 tarihli Ara Kararıyla, vasi ...'ye, davacının vasisi olarak işbu davanın açılmasına icazet verip vermediğinin sorularak icazet verilmesi halinde Sulh Hukuk Mahkemesinden alınmış izin belgesinin gönderilmesinin istenildiği,
bu Ara Kararının 02/10/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde vasi ... tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmaması üzerine, Mahkemenin 08/02/2024 tarihli ikinci Ara Kararı ile davayı takip etme iradesinin "Ara Kararı gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği" ihtarını içerecek şekilde vasiye ikinci kez sorulduğu,
bu Ara Kararının da vasiye 23/02/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde vasi ... tarafından davanın takip edileceği yönünde bir başvuruda bulunulmadığı görüldüğünden, davacının vasisi konumunda bulunan...'nin görülmekte olan uyuşmazlığı takip iradesinin bulunmadığı dava açma ehliyetinden yoksun olan davacının vasisi tarafından takip edilmeyen davada davacının objektif ehliyet koşununu taşımadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin (1/a) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kendisine vasi olarak atanan kardeşinin tehdit edildiği, tehdit edilen birinin vasilik yapamayacağı, vasi olan kardeşinin vasilik yapmasının imkansız olduğu ileri sürülerek, davanın esastan incelenmesi için istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2025/1538, K. 2025/1942, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama