İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2009/7171 K.2009/5341

2 - Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü - İSTANBUL

Esas2009/7171Karar2009/5341Tarih29 Aralık 2010Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

9. Daire 2009/7171 E., 2009/5341 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
29 Aralık 2010
Esas No
2009/7171
Karar No
2009/5341
Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar
1 - …
Vekili
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

2 - Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü - İSTANBUL

İstemin Özeti : Davacının verdiği düzeltme beyannamesine dayanılarak 2006/Nisan dönemi için tahakkuk ettirilen katma değer vergisi , damga vergisi ve gecikme faizi ile aynı dönem için vergi ceza ihbarnamesiyle kesilen vergi ziyaı cezasının terkini ve katma değer vergisi düzeltme beyannamesinin iptali istemiyle açılan davayı; katma değer vergisi ile damga vergisi ve hesaplanan gecikme faizinin davacının dilekçe ile ihtirazi kayıt koymaksızın verdiği beyanname üzerine tahakkuk ettirildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 378. maddesi uyarınca mükelleflerin kendi beyanı üzerine tarhedilen vergilere dava açamayacağının öngörüldüğü,

bu nedenle tarhedilen katma değer vergisi ile damga vergisinde ve hesaplanan gecikme faizinde hukuka aykırılık bulunmadığı, verilen düzeltme beyannamesi idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu icrai bir işlem olmadığından beyannamenin iptali isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği, kesilen vergi ziyaı cezasına gelince davacının verdiği düzeltme beyannamesinin kanuni süresi geçtikten sonra verilen beyanname niteliğinde olduğu 213 sayılı Kanunun 344, 341 ve 359. maddeleri uyarınca %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği,

bu nedenle kesilen vergi ziyaı cezasının %50'lik kısmı hukuka uygun olup fazlaya ilişkin kısmında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen reddeden, kısmen incelenmeksizin reddeden ...

Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacı tarafından düzeltme beyannamesinin serbest iradeyle değil idarenin baskısı altında verildiği, aksi halde kendilerinin kod5 listesine alınacağının ifade edildiği, düzeltme beyannamesiyle indirimler arasından çıkarılan faturaların sahte olmayıp gerçek emtia alışlarına ilişkin olduğu; vergi dairesi müdürlüğü tarafından ise, kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğu ve tamamen onanması gerektiği ileri sürülerek aleyhlerine olan kısmın bozulması istenilmektedir.

Davacının Savunmasının Özeti : Cevap verilmemiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğünün Savunmasının Özeti : Davacı temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi …'nın Düşüncesi : Her ne kadar idare hukukunda özel hukuktan farklı olarak idarenin tek taraflı irade beyanı hukuki sonuç doğurmaya yeterli olsa da, olayda olduğu üzere vergi beyannamesi vermek gibi özel hukuk kişilerinin irade beyanı üzerine vergi tarh ve tahakkuk ettirilmesi gibi idari işlemlerin tesis edildiği durumlarda, özel hukuk kişilerinin irade beyanlarının her türlü sakatlıktan, iradeyi bozucu etkenlerden uzak olarak oluşması gerektiği açıktır.İrade beyanını sakatlayıcı durumların söz konusu olması halinde bu beyana dayanılarak tesis edilen idari işlemin hukuka uygun olduğundan söz edilemez.

Olayda davacının yasal defterleri ve belgeleri incelenerek düzenlenecek bir rapor ile sahte fatura kullanarak haksız vergi indiriminde bulunduğundan bahisle vergileme yapılması gerekirken, bu yapılmayıp, katma değer vergisi indiriminde kullandığı bazı faturaların sahte olduğu kendisine söylenerek, bu faturalara yer verilmeyen ilgili dönem düzeltme beyannameleri verdirilerek dava konusu cezalı tahakkukun yapıldığı görülmektedir.

Mükelleflerin kendi aleyhlerine süresinden sonra düzeltme beyannamesi vermesi ticari hayatın olağan koşullarına aykırı olduğundan, vergi dairesi müdürlüğünce aksi iddia olunsa da baskı üzerine verdirildiği anlaşılan düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen cezalı vergide isabet bulunmayıp, vergi dairesi müdürlüğü temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin kabulüyle vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

İstem, davacı tarafından verilen düzeltme beyannamesi üzerine adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi ile hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı cezasının terkini ile beyannamenin iptali istemiyle açılan davayı kısmen kabul eden, kısmen reddeden kısmen incelenmesizin reddeden Vergi Mahkemesi kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulmasına ilişkindir.

Davacının, vergi mahkemesi kararının, katma değer vergisi beyannamesinin iptali istemini incelenmeksizin reddeden hüküm fıkrasına, vergi dairesi müdürlüğünün vergi ziyaı cezasının %50 sine isabet eden kısmını terkin eden hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemleri kararın buna ilişkin kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunun 25. maddesinde vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergilerin 'tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk edileceği, 3065 sayılı Kanunun 40. maddesinin 1. fıkrasında katma değer vergisinin bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça mükelleflerin yazılı beyanları üzerine tarh olunacağı belirtilmiş, yine 213 sayılı Kanunun 378. maddesinin 2. fıkrasında mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları hükmü öngörülmüştür.

Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, beyan olunan matrah üzerinden tarh olunan vergiye karşı mükelleflerin dava açamayacakları anlaşılmakta ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 27 . maddesinin 3. bendinde yer alan ve ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerle ilgili kural dikkate alındığında, ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı da dava açılabileceği, dolayısıyla yükümlülerin beyan ettikleri matrah için ihtirazi kayıt koymalarının mümkün olduğu görülmektdir.

Başka bir deyişle beyanname verilen bir dönem için mükelleflerin daha sonra ilk beyan edilen bilgileri değiştiren ikinci bir beyanname vermeleri ve verecekleri bu beyannamelere ihtirazi kayıt koyarak dava açabilme hakları saklı tutulmaktadır.Mükelleflerin Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükmünde yazılı koşullarla kendiliklerinden pişmanlık dilekçesi ile birlikte yeni bir beyanname vermeleri sözkonusu olmakla birlikte, çoğunlukla idarenin baskısı sonucu ikinci bir beyanname verildiği durumlarla sık sık karşılaşılmakta, hatta verilen beyannameye dava açma hakkını saklı tutan ihtirazi kayıt konulmasına idarece izin verilmediği,

aksi halde beyannamenin kabul edilmediği gözlemlenmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının yasal defter ve belgelerinin incelenmeye alınmasını takiben hakkında henüz herhangi bir rapor düzenlenmeden, kendisine kullandığı bir takım faturaların düzenleyicisi olan şahıs veya şirketler hakkında, kod5 listesinde bulunmak, bunlar hakkında vergi inceleme veya vergi tekniği raporu düzenlenmiş olmak gibi olumsuz tespitlerin bulunduğu belirtilerek, sözkonusu faturaların katma değer vergisi indirimleri arasından çıkarılması suretiyle ilgili dönemler için vergi kanunlarında yer almayan ancak uygulamada "düzeltme beyannamesi" denilen ikinci bir beyanname vermesi gerektiği belirtilerek,

aksi halde kendisinin de kod5 listesine alınacağı uyarısı yapılarak yeniden beyanname vermesi sağlanarak dava konusu katma değer vergisi ile damga vergisinin tahakkuk ettirildiği, gecikme faizi hesaplandığı ve ayrıca vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmaktadır.

İdare hukukunda özel hukuktan farklı olarak idarenin tek taraflı irade beyanı hukuki sonuç doğurmaya yeterli olsa da, olayda olduğu üzere vergi beyannamesi vermek gibi özel hukuk kişilerinin irade beyanı üzerine vergi tarh ve tahakkuk ettirilmesi gibi idari işlemlerin tesis edildiği durumlarda özel hukuk kişilerinin irade beyanlarının her türlü sakatlıktan, iradeyi bozucu etkenlerden uzak olarak oluşması gerektiği açıktır. İrade beyanını sakatlayıcı durumların söz konusu olması halinde bu beyana dayanılarak tesis edilen idari işlemin hukuka uygun olduğundan söz edilemez.

Bakılan davada katma değer vergisi beyannamelerini veren davacının daha sonra ihtirazi kayıt konulmadan ikinci bir beyanname daha vererek ilk beyannamede yer alan indirime konu bazı faturaların beyannameden çıkarılması sağlanmıştır.

Davacının aleyhine olan bu durumun kendi iradesiyle ortaya çıktığı iddia edilse de ticari hayatın olağan koşulları altında bir yükümlünün bu yönde bir eylemde bulunması olağan olmayacağından davacının verdiği ikinci beyannamelerin özgür iradeyle oluştuğundan söz edilemez.

Davacının kullandığı bazı faturaların sahte olduğunu düşünen idarenin yapması gereken, faturaları düzenleyenler hakkında olumsuz tespitler var ise bunu davacı hakkında yapacağı bir vergi incelemesi ve düzenleyeceği vergi inceleme raporuyla ortaya koyarak gerekirse resen tarhiyat yaparak bunu davacıya tebliğ etmesidir. Oysa bu yapılmayarak baskı ile davacının bazı faturaları indirimleri arasından çıkarması sağlanmıştır.

Baskı altında verilen ikinci beyannamelerin özgür iradeye dayandığı söylenemeyeceği gibi, buna karşı açılan davanın beyannamelerde ihtirazi kayıt bulunmadığı, dolayısıyla bu beyan üzerine tarholunan vergiye dava açılamayacağından söz edilmesi de mümkün değildir.

Bu durumda davacı hakkında bir inceleme yapılmadan ve kullandığı faturaların gerçek olup olmadığı, kendisi ve fatura düzenleyicileri hakkında her yönüyle incelenerek ortaya konulmadan baskı ile verdirilen düzeltme beyannameleri üzerine yapılan vergilemede isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle vergi dairesi müdürlüğü temyiz isteminin oyçokluğu ile reddine, davacı temyiz isteminin oyçokluğu ile kısmen kabulüne, oybirliği ile kısmen reddine, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, incelenmeksizin reddeden ve ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının %50'sine isabet eden kısmının terkinine ilişkin hüküm fıkralarının onanmasına, diğer hüküm fıkralarının bozulmasına 29.12.2009 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY (x) : Tarafların temyiz istemlerinin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Karşı Oy (xx) : Davalı idare temyiz isteminin kabulü, davacı temyiz isteminin ise tümüyle reddi gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay 9. Daire, E. 2009/7171, K. 2009/5341, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2009/7171
Karar No
2009/5341
Tarih
29 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2010/363 K.2010/4922
  • Danıştay 2. Daire E.2010/476 K.2010/4770
  • Danıştay 2. Daire E.2010/525 K.2010/4691
  • Danıştay 13. Daire E.2010/575 K.2010/8236
  • Danıştay 2. Daire E.2010/1419 K.2010/4703
  • Danıştay 1. Daire E.2010/1638 K.2010/1901

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.