KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/2640 E., 2021/4760 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Esas No
- 2018/2640
- Karar No
- 2021/4760
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2-(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 13/a maddesi kapsamındaki istisnadan yararlanılamayacağından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Ağustos dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ihtilaf konusu döneme ilişkin re'sen salınacak vergi için beş yıllık tarh zamanaşımı süresi 31/12/2015 tarihinde sona ermesine rağmen, davalı idare tarafından zamanaşımının dolmasına az bir süre kalmış olması nedeniyle 10/12/2015 tarihinde takdire sevk edildiği,
ancak sevk tarihi itibarıyla ortada mükellef hakkında yapılan istisna hükümlerinin ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir inceleme, araştırma veya yoklamanın bulunmadığı ve takdire sevk işleminin salt işlemekte olan zamanaşımı süresinin kesilmesini sağlamak maksadıyla yapıldığı açık olduğundan, 31/12/2015 tarihinde zamanaşımı dolan vergi alacağı için 26/12/2016 tarihinde tebliğ edilen dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı şirketin 2010 yılında satın aldığı servis motoru için … tarih ve … sayılı istisna yazısını vermiş olan davalı idarece, bu teslim nedeniyle beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadan isitsna kapsamında olmadığı tespiti yapılarak ve bu tespite dayanılarak katma değer vergisi matrahının takdiri için takdir komisyonuna sevk işlemi gerçekleştirildiğinden, takdire sevk sebebinde ve usulüne uygun olarak verilen takdir komisyonu kararında tarhiyatı usul yönüyle kusurlandıracak bir hukuka aykırılık bulunmadığı;
faaliyet alanı hazır yem imalatı, denizde yapılan kültür balıkçılığı yetiştirme ve işleme olan davacı şirket tarafından çipura-levrek üretimi yapıldığı balık çiftliğinde kullanılmak üzere alınan (hizmet teknesi) servis motorunun yasada öngörülen amaçla kullanılan deniz taşıma aracı niteliğinde olmadığından, bu teslimlerin katma değer vergisinden istisna tutulamayacağı belirtilerek takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacı şirket tarafından satın alınan (hizmet teknesi) servis motoru tesliminin katma değer vergisinden müstesna olduğuna ilişkin … tarih ve … sayılı muafiyet belgesi verildiğinden ve idare tarafından yanlış izahat verilmesi halinde vergi ziyaı cezası kesilmemesi gerektiği göz önüne alındığında, kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının katma değer vergisi aslına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
DAVACININ İDDİALARI
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114/2. fıkrasında yer alan takdir komisyonuna sevk nedeniyle zamanaşımının durmasına ilişkin düzenlemenin amacı dışında kullanıldığı, 13 Temmuz 1995 tarihinden 26 Nisan 2014 tarihine kadar yürürlükte olan 48 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde, balıkçılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılacak motor teslimlerinde Kanunun 13/a maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanılabilineceğinin açıkça düzenlendiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
Bölge idare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 13/a maddesi kapsamındaki istisnadan yararlanılamayacağından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Ağustos dönemi için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde tarh zamanaşımı, süre geçmesi nedeniyle vergi alacağının kalkması şeklinde tanımlanmış olup, 114. maddenin birinci fıkrasında bu süre, vergi alacağının doğduğu yılı izleyen yıl başından başlayarak beş yıl olarak belirlenmişse de ikinci fıkradaki matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasını, zamanaşımını durduran bir neden olarak düzenleyen kural, Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarih ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararı karşısında, dava konusu tarhiyat yönünden takdir komisyonunda geçen sürenin zamanaşımını durduracağının kabulüne olanak bulunmamaktadır. 2010/Ağustos dönemine ilişkin vergi ve ceza ihbarnamelerinin beş yıllık tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra 26/12/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle cezalı tarhiyat zamanaşımına uğradığından, katma değer vergisi tarhiyatı yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Davalı idarenin, Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise yukarıda yazılı gerekçeyle reddi gerekmektedir.
Danıştay 9. Daire, E. 2018/2640, K. 2021/4760, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama