KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/2063 E., 2022/1611 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2022
- Esas No
- 2019/2063
- Karar No
- 2022/1611
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnş. Taah. Tur. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım alış faturasının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2011/Şubat, Mart, Mayıs, Haziran dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması halinde zamanaşımının duracağına ilişkin düzenlemenin, incelemenin vergi dairesinden farklı kuruluş ve çalışma usullerine tabi olan takdir komisyonunca yapıldığı hallerde uygulanabileceği sonucuna varıldığı, incelemenin 213 sayılı Kanunun 135'inci maddesinde sayılan yetkililer tarafından yapılması ve takdir komisyonunca; bunun dışında herhangi bir inceleme yapılmaksızın;
bu rapor esas alınarak matrah belirlenmesi halinde ise, tarhiyatın vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içerisinde yapılması gerektiği, takdire done olmak üzere Kanunun 135'inci maddesinde sayılan yetkililer tarafından inceleme yapılmasına ve düzenlenen inceleme raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamakta ise de;
bu usulün, 114'üncü maddede düzenlenen, tarhiyatın vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde yapılmasını zorunlu kılan zamanaşımı hükmünü aşmak amacıyla bir yöntem olarak kullanılmasının, idare hukukunda geçerli olan kanuni idare ilkesi ve hukuki güvenliğin korunması prensibine, dolayısıyla hukuka aykırı olacağı, bu durumda, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu esas alınmak suretiyle takdir komisyonu kararlarına dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatta zaman aşımı nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilen ve katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca hakkında sahte belge düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunan mükelleften kullandığı fatura tutarına isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddine karar verilmesi üzerine tarhiyat yapılmasının mümkün olmadığı bu nedenle davacı adına takdir komisyonu kararlarına istinaden salınan cezalı vergilerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu mahkeme kararına
karşı verilen istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla sahte fatura kullandığı tespit edildiği, re'sen takdir sebebinin ortaya çıkması nedeniyle, vergi tekniği raporundaki tespitler done alınarak takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/2063, K. 2022/1611, 26 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama