KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/2461 E., 2022/1795 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/2461
- Karar No
- 2022/1795
- Temyiz eden (davalı)
- ...Vergi Dairesi Başkanlığı-...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, akaryakıt ticareti yapmak suretiyle elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; kayıt ve beyan dışı akaryakıt ticareti yaptığı ileri sürülen ...Nakliye Petrol Gıda Ltd.
Şti'nin hesabına para yatıranlar arasında bulunması nedeniyle inceleme altına alınan davacı hakkında ...tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği, 02/10/2017 tarihli vergi inceleme tutanağının 13. Maddesinde, hesaplarına giren çıkan paraların yapmış olduğu ufak çaplı ticari ilişkilerden kaynaklandığını,banka hesaplarını komisyon karşılığı başka kişi ya da kurumlara kullandırtmadığını ifade eden davacının kendi beyanıyla kabul ettiği ticari ilişkiler nedeniyle yapılan teslimlerin katma değer vergisinin konusuna girdiğinin açık olduğundan davacı adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
ancak, vergi matrahının doğru bir şeklilde tespit edilip edilmediğinin belirlenmesi gerektiği, davacının 2012 yılındaki belgesiz akaryakıt alım satımı sonucunda elde ettiği karın tespitine yönelik mahkemelerince verilen 10/07/2017 tarihli ara kararda Mersin Ticaret Odasından ilgili yılda akaryakıt ticareti yapan kişi yada şirketlerin ortalama karlılık oranı,
davalı idareden ise 2012 yılında akaryakıt ticareti yapan ve iş hacmi itibariyle davacıya emsal teşkil edebilecek üç mükellefe ait karlılık oranlarının sorulması üzerine verilen cevaplarlarda belirtilen karlılık oranlarının ortalamasının alınması sonucu ulaşılan %2,45 kar oranının mevcut davada esas alınıp yeniden yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen 156.325,93-TL katma değer vergisi ve bu tutar üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin 5.416,95-TL katma değer vergisi ve bu tutar üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
cezalı tarhiyatın 5.416,95-TL katma değer vergisi ve bu tutar üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda da açıklandığı üzere Merkez Bankasının 2012 yılına ilişkin reel sektör istatistiklerinin tetkiki sonucunda, belli bir mala tahsis edilememiş mağazalarda akaryakıt perakende ticaretinin yıllık ortalama kar oranının %6 olduğu, bu oran esas alınmak suretiyle ulaşılan satış tutarı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/2461, K. 2022/1795, 12 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama