KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/3812 E., 2022/130 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/3812
- Karar No
- 2022/130
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Tic. Ltd. Şti.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi 0,00-TL olarak dikkate alınmak suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak ilâ Nisan, Ağustos ve Ekim dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu 2014/Ocak ilâ Nisan, Ağustos ve Ekim dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi asılları yönünden; davacı adına 2013/Ocak ilâ Aralık dönemleri için resen yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davada Mahkece … tarih ve E:…, K:.. sayılı karar ile davanın katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin kısmını reddedildiği,
bu nedenle, davacı şirket adına 2013 yılına ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi ve 2013/Aralık vergilendirme döneminden 2014/Ocak vergilendirme dönemine devreden kdv tutarının 0,00-TL olduğunun tespiti suretiyle 2014/Ocak ilâ Nisan, Ağustos ve Ekim dönemine ilişkin olarak resen yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden ise.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 373'üncü maddesinde, bu Kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiğinin bilinmesi veya bu durumun tevsik veya ispatı halinde vergi cezasının kesilmeyeceği hüküm altına alınmış olup 04/03/2015 tarihinde şirketin muhasebesinden merkezine nakli sırasında kullanılan araçta meydana gelen yangında 2013 yılına ilişkin defter ve belgelerin tamamen yandığı ve kullanılamaz halde olduğu ve mücbir sebep durumunun mevcut olduğu 17/08/2015 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğundan, mücbir sebep hali nedeniyle yukarıda alıntısı yapılan 373'üncü madde hükmü uyarınca vergi cezası kesilemeyeceğinden,
davacı şirket adına 3 kat kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti::… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun görüldüğü, dilekçede ileri sürülen iddiaların anılan kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Haklı mazeret olmaksızın yetkililere ibraz edilmeyen defter ve belgelerin ilgilisi lehine kanıt olamayacağı ve bu durumun dönem matrahının re'sen takdirini gerektiren ayrı bir durum olduğu, davacı şirketin alış satış ve gider belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz edebilmek için herhangi bir çaba göstermediği, ek süre dahi talep etmediği, inceleme elemanınca re'sen tarhiyat yapılmasının kanun hükmü gereği olduğu, yapılan tarhiyatların usule ve yasalara uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/3812, K. 2022/130, 1 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama