KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/5147 E., 2022/459 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/5147
- Karar No
- 2022/459
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Tarım Ürünleri Gıda Emlak İnş. Araş. Ürün. Ltd. Şti.' nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci olan davacının aracına uygulanan … tarih ve … sayılı haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
Kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ve dava konusu hacze dayanak alınan ödeme emirlerinin davacıya ilan yoluyla tebliğ edildiği görüldüğünden,Mahkemelerinin 13.09.2018 tarihli ara kararla davalı idareden, dava konusu işleme ilişkin savunma ile birlikte davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ-tebellüğ belgelerinin de mevcut olduğu işlem dosyasının bir örneğinin mahkemelerine gönderilmesi istenilmiş olup, söz konusu ara karara cevaben davalı idarece gönderilen savunma yazısında, ödeme emirlerinin davacının ikametgah adresine posta vasıtasıyla gönderildiği,
ancak davacının adresinde bulunamadığından tebligatın 16.12.2010 tarihinde ilan yoluyla yapıldığı fakat ilana dair belgelerin beş yıllık muhafaza süresi geçmiş olduğundan arşiv kayıtlarında bulunamadığı belirtilmek suretiyle, söz konusu ödeme emirlerinin muhatabı olan davacıya yapılması gereken tebligatının yukarıda anılan Kanun maddelerinde belirtilen usule uygun olarak yapıldığının hukuken kabul edilebilecek belgelerle davalı idarece tevsik edilemediği görüldüğünden, vade tarihleri 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 olan kamu alacakları için tahsil zamanaşımının sırayla 2007, 2008, 2009,
2010 ve 2011 yılının başından itibaren işlemeye başladığı ancak tahsil zamanaşımının sona erdiği 31.12.2011, 31.12.2012, 31.12.2013, 31.12.2014 ve 31.12.2015 tarihlerine kadar davalı idarece zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin tesis edilmediği anlaşılmış olup, bu nedenle zamanaşımına uğrayan amme alacaklarının tahsili için … tarih ve …6 sayılı haciz bildirisiyle davacının 1997 model … marka aracına konulan haciz işleminde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine ait tebliğ alındısının incelenmesinden, adreste bulunamama hususunun 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102'nci maddesi uyarınca, tebliğ zarfı tutanak haline getirilmek ve maddede yer alan kişiler tarafından imzalanmak suretiyle tespit edilmediği, tebliğin 213 sayılı Kanun'da yer alan usullere uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ve haciz işlemlerinin hukuka uygun olduğu , şirket hakkında 2010 tarihinde malvarlığı araştırılması yapılmış olup herhangi bir mala rastlanmadığından davacıya kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/5147, K. 2022/459, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama