KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/5303 E., 2022/292 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2022
- Esas No
- 2019/5303
- Karar No
- 2022/292
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ....
- Karşı taraf (davacı)
- ... Otomotiv San.A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- .... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Davanın konusu: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iadesine hükmedilen damga vergisinin haksız ve yersiz tahsilatı nedeniyle uğranılan, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca yasal faiz oranı dikkate alınarak hesaplanan... TL zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:.. sayılı kararıyla; idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmininin, "idarenin sorumluluğu" ile ilgili kurallarla sağlandığı, kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesinin Anayasanın ve hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu,
hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faizin, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeği, aksine bir anlayışın.
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "tam yargı davası"nın varlığı ile bağdaştırılamayacağı, bu durumda, haksız yere alınan vergi nedeniyle yoksun kalınan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren iade tarihine kadar, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerektiğinden,
yasal faiz oranı dikkate alınarak hesaplanan davacı talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, .... TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi karaının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlığa konu damga vergisinin iadesine hükmedilen yargı kararlarında faiz ödenmesine ilişkin olarak herhangi bir hüküm kurulmadığı, mahkeme kararı gereğince iadesi gereken tutarın yasal faiz hesaplanmak suretiyle ödeneceğine ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı, vergilerin kanuniliği ilkesi gereğince, olayda kıyas yoluyla borçlar hukuku genel hükümlerinin de uygulanmasının mümkün olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/5303, K. 2022/292, 8 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama