KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/551 E., 2022/829 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 10 Mart 2022
- Esas No
- 2019/551
- Karar No
- 2022/829
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Mobilya Gıda İnşaat ve Emlak Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kanuni temsilcinin sorumluluğunun kusura dayalı bir sorumluluk olduğu, buradaki kusurun kanuni temsilciye düşen bir vergilendirme ödevinin yerine getirilmemesi olduğu, kanuni temsilcinin sorumluluğu saptanırken vergi borcunun, cezanın temsilci olunan döneme ilişkin olmasının yeterli olmadığı,
ayrıca bu vergi borcunun, cezanın temsilcinin kusurundan (kendine düşen bir vergilendirme ödevini yerine getirmemiş olmasından) kaynaklanması gerektiği, dava konusu ödeme emrinde yer alan kamu alacağının defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklandığı, defter ve belgelerin ibrazı gereken zamanda davacının kanuni temsilci olmadığı, davacının kanuni temsilciliğinin 05/10/2010 tarihinde sona erdiği,
dolayısıyla defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddinden kaynaklanan kamu alacağı hususunda davacının herhangi bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusunun 2008, 2009 ve 2010 dönemlerini kapsayan katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin olduğu, davacının hisselerini 05/10/2010 tarihinde devrettiği, amme alacağının doğduğu dönemde ortaklık ve yönetici vasfını haiz bulunduğu için alacağın ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/551, K. 2022/829, 10 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama