KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6355 E., 2022/1681 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2022
- Esas No
- 2019/6355
- Karar No
- 2022/1681
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketle …. Hidroelektrik Üretim A.Ş. ve … Enerji A.Ş. arasında akdedilen düzenleme şeklinde hasılat paylaşımı yöntemiyle yapım ve satış vaadi sözleşmesi nedeniyle ... Noterliği'ne ödenen toplam 548.886,47 TL damga vergisinin fazladan tahsil edilen 206.151,45 TL tutarındaki kısmının iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu damga vergisinin katma değer vergisinin matraha ilave edilmesinden kaynaklanan 53.428,65 TL tutarındaki kısmının davanın açılmasından sonra 13/02/2017 tarihli banka dekontu ile davacıya iade edilmiş bulunduğu dolayısıyla davanın bu kısmının konusuz kaldığının anlaşıldığı; olayda, davacı ile arsa sahibi şirketler arasında akdedilen sözleşmede, sözleşmenin imza tarihinden önce, arsa sahiplerince, arsa ile ilgili yapılmış bulunan harcamalar karşılığı olmak üzere, arsa sahiplerine katma değer vergisi dahil 10.750.000,00 ABD Doları ödenmesi,
aynı sözleşmenin 22. maddesinde ise aralarında ileride çıkacak bir uyuşmazlıkta bu bedelin birbirlerine karşı sözleşme konusu işlerin gerçek bedeli olduğu yolunda bir hak oluşturmayacağı veya sözleşme ile ilgili herhangi bir değerin tespitinde kullanılmayacağı peşinen kabul ve taahhüt edilerek, sadece sözleşmenin noterce düzenleme şeklinde tanzim ve tasdiki için beyan olunmak üzere emlak rayiç değerinin 16.110.000,00 TL olduğu hususlarının kararlaştırıldığı,
söz konusu sözleşmeye ilişkin damga vergisinin hesabında her iki bedelin toplamının esas alındığı görülmekle birlikte, söz konusu işlemlerin bir asıldan doğuyor olması nedeniyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinin 2. fıkrası gereğince en yüksek vergi alınması gereken işlem olan katma değer vergisi hariç 9.110.169,49 ABD Doları tutarındaki işlemin esas alınması gerektiği, 16.110.000,00 TL bedel de dahil edilerek tahsil edilen 152.722,80 TL damga vergisinde yasal isabet görülmediği; davacının yasal faiz istemine gelince.
Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca tahsili hukuka aykırı bulunan ve idarece tahsili tarihinden işbu karara göre iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın, bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığı; dava konusu damga vergisinin 152,722,80 TL tutarındaki kısmının iptaline ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlığa konu damga vergisinin 152,722,80 TL tutarındaki kısmına ilişkin olarak noterlikçe yapılan bir talebin bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/6355, K. 2022/1681, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama