KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6431 E., 2022/2254 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/6431
- Karar No
- 2022/2254
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Kimya Petrol Ürünleri Temiz. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti (nevi değişikliği suretiyle … Kimya Petrol Ürünleri San. Tic. A.Ş.)'ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 15/11/2012-07/03/2013 tarihleri arası şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu dava konusu … sayılı ödeme emri içeriği 2012/1-12. dönem kurumlar vergisi yönünden, kurumlar vergisi beyanname verme ve verginin ödeme süresinin 2013 yılı Nisan ayı olduğu, bu tarihte davacının kanuni temsilci olarak şirketi temsil ve imzaya yetkili olmadığı dolayısıyla 1 sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı;
… sayılı ödeme emri içeriği 2012/10, 11, 12. dönem katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizleri yönünden, 2012, 2013 yıllarına ilişkin defter ve belgelerin ibrazı ile ilgili olarak … tarih ve … sayılı yazının 28/09/2017 tarihinde asıl borçlu şirket yetkilisi …'ya tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içinde istenilen belgelerin gönderilmediği, dava konusu ödeme emrinin defter/belge ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan tarhiyat üzerine düzenlendiği, ibraz etmeme fiilinin davacı tarafından işlenmediği,
defter ve belgenin ibraz edilmemesinde davacıya bir kusur atfedilemeyeceğinden asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenen … sayılı sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Borçlu şirketin beyanı üzerine tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen 2012 takvim yılı kurumlar vergisine ilişkin dava konusu … sayılı ödeme emrinin, ödeme emri içeriği amme alacağının davacının kanuni temsilcilik sıfatının sürdüğü döneme ait olmasına rağmen salt beyanname verme süresinin hisse devrinden sonraki bir tarihe rastladığı gerekçesiyle iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, yine dava konusu … sayılı ödeme emri bakımından, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin lafzına bakıldığında kanuni temsilcinin sorumluluğunun kusursuz sorumluluğa dayandığı,
bu halde asıl amme borçlusu şirketin borcunu karşılayacak mal varlığının bulunmadığının anlaşılması üzerine ödeme emri içeriği amme alacaklarının ait olduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olarak 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35'inci maddesi uyarınca amme alacağının ödenmesinde sorumluluğu bulunan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/6431, K. 2022/2254, 30 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama