KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/7250 E., 2022/1930 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/7250
- Karar No
- 2022/1930
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı - …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av….
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 01/07/2013 tarihinde imzalanan ikale sözleşmesi uyarınca ödenen ayrılık tazminatı (ek ödeme) ve ihbar tazminatı üzerinden kesinti yoluyla ödenen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile yapılan gelir vergisi kesintisinin iade edilmeyen kısmının ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ayrılık tazminatı yönünden; ikale sözleşmesiyle iş akdinin sona erdirilmesi üzerine ödenen ayrılık tazminatı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapıldığı, çalışan ile işveren arasındaki sözleşmeye konu çalışma ilişkisinin sona ermesi üzerine önceden öngörüldüğü için ödenen bu tazminatın, ücret sayılan ödemelerin ortak özelliklerini taşımadığı ve tevkifat yapılabilecek ödemeler arasında sayılmadığından, anılan tazminattan gelir vergisi kesintisi yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu,
bu tazminat üzerinden kesinti yoluyla tahsil edilen gelir vergisinin iadesinde faizin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihinin esas alınması ve 3095 sayılı yasaya göre hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği, ihbar tazminatı yönünden;
ihbar öneline uyulması durumunda yapılan ödemenin ücret kabul edilerek vergiye tabi tutulmasına karşılık, işverenin, bildirimsiz fesih hakkını kullanması sebebiyle yaptığı peşin ödemenin tazminat olarak nitelendirilerek vergi dışı bırakılmasının vergide adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı, ihbar tazminatı olarak yapılan ödemenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinde öngörülen işten çıkma yada işsizlik sebebiyle verilen tazminat olarak kabulünün mümkün bulunmadığı,
yapılan ödemenin ihbarsız işten çıkarılma sebebiyle önellere ilişkin olarak mahrum kaldığı ücretin karşılığı olduğu dikkate alındığında, bu tazminat üzerinden tevkifat yoluyla alınan gelir vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu işlemin;
ihbar tazminatı üzerinden yapılan 21.273,68-TL gelir vergisi kesintisinin iadesi istemi yönünden ise davanın reddine, ayrılık tazminatı üzerinden kesilen gelir vergisinin 359.218,78-TL'lik kısmının iadesi isteminin reddine yönelik kısmı yönünden davanın kabulüne ve bu kısmın iptaline, yapılan bu kesintinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığı için kesinleştiği, Vergi Mahkemesinin kabule ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödemenin içeriği ve mahiyeti belirlenmeden, bu ödeme üzerinden kesilen verginin iadesi talebinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrılık tazminatı olarak yapılan ödemenin ikale sözleşmesinde öngörüldüğü üzere gizlilik ve rekabet etmeme karşılığı yapılan bir ödeme olduğu, davacıya yapılan ek ödemenin net olarak yapılması öngörüldüğünden, ek ödeme üzerinden yapılan ve işverence karşılanan verginin iade edilmesinde yasaya uyarlık bulunmadığı, ihtirazi kayıtla verilen beyanname ve ödeme olmaksızın mahkeme kararı ile verginin iadesine hükmedildiği durumda faiz ödenmesine hükmedilmesinin yasaya uygun olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2019/7250, K. 2022/1930, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama