KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1545 E., 2022/4156 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/1545
- Karar No
- 2022/4156
- Temyiz eden (davalı)
- .... Vergi Dairesi Başkanlığı (.... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ....
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Kimya İnşaat Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacının mal varlığı hakkında uygulanan haczin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih E.... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, İzmir ....
Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye numaralı işlemi ile hisselerini ... devrettiği, bu hususun şirket ortakları tarafından ... tarih ve ... numaralı kararla şirket karar defterine işlendiği, noter devir sözleşmesinin de bu karar dayanak alınarak yapıldığı, aynı tarihli ve ... numaralı kararla şirket müdürlüğüne ... atandığı görüldüğünden, şirketteki hisselerini devrederek şirketle herhangi bir bağı ve şirket işlemleri bakımından yetkisi kalmayan davacının ortaklıktan ayrıldığı hususunu şirket pay defterine işleme ve bu hususu ticaret siciline tescil yetkisinin de bulunmadığı,
bu durumda davacının şirket ortaklığından ayrılışının sabit olduğu 18/01/2007 tarihinden sonra doğan borçlar bakımından sorumlu tutulması mümkün olmadığından, uyuşmazlığa konu haciz işleminin 18/01/2007 tarihinden sonra doğan borçlardan kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, 09/07/2008 tarihli tebliğ evrakı ile davacı ile birlikte oturduğu şerhiyle davacının annesi ..imzası ile tebliğ edilen muhtelif ödeme emirleri dava dosyasına ibraz edilmemekle birlikte, ilgili ödeme emirlerinin 2008 yılında tebliğ edildiği, davacı hakkındaki tek haciz işleminin ise davalı idarenin beyanına göre 15/11/2018 tarihinde yapıldığı,
2008 yılında tebliğ edilen borçlar bakımından 31/12/2013 tarihi itibarıyla 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, anılan borçlar bakımından da uyuşmazlığa konu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Zamanaşımı hususunda değerlendirme yapılırken asıl borçlu şirket hakkında yapılan işlemlerin de dikkate alınması gerektiği, borçlu şirketin 11/06/2010 tarihinde borcun özel kanunlara göre ödemek üzere başvuruda bulunduğu ve 2010 tarihi itibarıyla davacı adına düzenlenmiş borçlara ait tahakkuklara ödeme yapılarak zamanaşımın kesildiği, 2010 tarihinden sonra mal varlığı araştırmalarına devam edildiği, aynı borçtan sorumlu olan diğer ortak adına kayıtlı gayrimenkullerde haciz şerhinin bulunduğu ve kanuni temsilci mirasçıları veya üçüncü kişiler üzerine haciz işlemi tesis edildiği, yapılan her takip işlemi ile zamanaşımın kesildiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/1545, K. 2022/4156, 21 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama