KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1618 E., 2022/5121 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/1618
- Karar No
- 2022/5121
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Karşı taraf (davacı)
- … Turizm İnş. A.Ş.
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Maltepe İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, İstanbul ili, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi … ve … ada, … ve … parsel, İstanbul ili, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, İstanbul ili, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, İstanbul ili, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine riskli yapı şerhi bulunan yapıların yıkılarak inşa edilen yeni binalardaki bağımsız bölümlerin satışı sırasında ödenen 222.300,00-TL tutarındaki tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarların iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin ise tapu harcından müstesna olduğu, buna göre anılan kanun uyarınca yapılan kentsel yenileme uygulamalarının belirtilen istisnadan yararlanacağı, davacı tarafından riskli yapı şerhi taşıyan taşınmazların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca yeniden inşa etmek için satın alındığı ve inşa ettikten sonra ilk satışının yapıldığı,
6306 Sayılı Kanunu'nun Uygulama Yönetmeliği'nin 16/9. maddesi uyarınca yapılan ilk satışların harçtan muaf olduğu ve tapu harcı ödenmemesi gerektiği, uyuşmazlık konusu taşınmazların 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı ve yeni inşa edilen taşınmazın ilk satış işlemlerinin harçtan müstesna olduğu açık olduğundan davacı tarafından kentsel dönüşüm faaliyeti kapsamında inşa edilen taşınmazın üçüncü kişiye ilk satışı nedeniyle tahakkuk ettirilerek ödenen tapu harcının iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,
dava konusu işlemin iptaline ve ödenen 222.300,00-TL'nin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Olayda vergi hatası bulunmadığı, 6306 sayılı Kanun ile düzenlenen istisnanın sadece hak sahibi maliklerin yapacağı işlemler için öngörüldüğü, dava konusu satış işleminin, dönüşüme tabi tutulduktan sonra 3. kişilere satış niteliğinde olduğu, bu nedenle harca tabi olduğu, idare tarafından yapılan işlemlerin kanuna ve usule uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/1618, K. 2022/5121, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama