İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /9. Daire

DANIŞTAY · 9. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 9. Daire E.2020/2367 K.2022/6024

Dava konusu istem:Davacı şirket adına, vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine…

Esas2020/2367Karar2022/6024Tarih30 Kasım 2022Okuma9 dk · 1.864 kelime

KÜNYE

Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/2367 E., 2022/6024 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire

Karar tarihi
30 Kasım 2022
Esas No
2020/2367
Karar No
2022/6024
Edenler
1-(DAVACI) … Ambalaj Sanayi A.Ş.
Vekili
Av…
Temyiz edenler
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
Vekili
Av…
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.864 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem:Davacı şirket adına, vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;uyuşmazlıkta, vergi inceleme raporunun incelenmesinden dava konusu tarhiyatların davacı şirketin ilgili yılda üyeliği zorunlu olmayan derneğe ödediği üyelik aidatları ile ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması ve 2012 yılına ait takdir komisyonuna done olarak düzenlenen raporda yatırım indirimi istisnasının ve geçmiş yıl zararlarının tamamının mahsup edilmesi sebebiyle 2013 yılı beyannamesinde geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının 0,00-TL alınmasından kaynaklandığının anlaşıldığı;

üyeliği zorunlu olmayan derneğe ödenen üyelik aidatlarının gider yazılmasına ilişkin olarak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1 maddesine göre ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespiti için indirilebileceği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinde de kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği;

yapılan giderin kurum kazancından indirilebilmesi için bu giderin gelirin elde edilmesi için yapılması, katlanılan giderle yapılan iş arasında açık bir bağın olması ve katlanılan giderle yapılan iş arasında ölçülülük ilkesine aykırı bir durumun olmaması gerektiği,olayda, şirketin faaliyetini gerçekleştirmesi için anılan derneğe üye olmasının zorunlu olmadığı, bu durumun şirketin takdirinde olduğu,

bu itibarla da söz konusu derneğe yapılan üyelik aidat ödemesinin gider yazılmasında hukuka uygunluk, dava konusu geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının söz konusu ödemenin şirketin gider hesaplarından çıkarılmasından kaynaklanan kısımlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı; ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılmasına ilişkin olarak.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/3. maddesine göre işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespiti için indirilebileceği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinde de kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği; kanun emrine istinaden ayrılan ihbar ve kıdem tazminatlarının gider olarak dikkate alınması için ödenmesinin gerekli olduğu,

ilgili dönem giderlerine yansıtıldığı halde ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının kurum kazancının yanlış hesaplanmasına sebep olacağı, bu itibarla ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının gider yazılmasında hukuka uygunluk, dava konusu geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının şirketin gider hesaplarından çıkarılmasından kaynaklanan kısımlarında da hukuka aykırılık bulunmadığı.

2013 yılı beyannamesinde geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının 0,00-TL alınmasına ilişkin olarak, Mahkemelerinin E:2018/808 sayılı dosyasında 10/06/2019 tarihinde verilen K:2019/485 sayılı kararda, söz konusu dönem ile ilgili inceleme yapılmadan sırf zamanaşımı sebebiyle davacının 18/12/2017 tarihinde takdire sevk edildiği,

bu suretle zamanaşımının durdurulduğu ve tamamen farklı amacı olan takdir komisyonuna sevk müessesesi kullanılarak zamanaşımının bertaraf edildiği,olayda, takdire sevk işlemi sonrası 12/10/2018 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporunun tarhiyata dayanak alındığının görüldüğü,

Kanunda belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespit ve değerlendirmelerin daha sonraki yıllar için yapılacak tarhiyat işlemlerine herhangi bir etkisinin olamayacağı,bu nedenle de dava konusu geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının 0,00-TL alınmasından kaynaklanan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı;

geçici vergi asıllarına ilişkin olarak,193 sayılı Kanun'un mükerrer 120. maddesi uyarınca mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, dava konusu vergi/ceza ihbarnamelerinde de geçici vergi asıllarının tahakkuk ettirilmeyeceğinin belirtildiğinin görüldüğü,bu durumda, dava konusu geçici vergi asıllarına ilişkin kısmının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının 0,00-TL alınmasından kaynaklanan kısımları yönünden kabulüne,

üyeliği zorunlu olmayan derneğe ödenen üyelik aidatları ile ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının gider hesaplarından çıkarılmasından kaynaklanan kısımları yönünden reddine, 2013/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergi asılları yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesinin aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü, dilekçelerde ileri sürülen iddiaların anılan kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

DAVACININ İDDİALARI

Takdir komisyonlarının matrah takdir yetkisi bulunmadığı,takdir komisyonunca done alınan vergi tekniği raporunda davacının geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının yok sayıldığı,2012 yılı tarhiyatlarına karşı açılan davanın mezkur davayı da etkileyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI

Olayda,5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan takdire sevk işleminin yapıldığı, sevk işlemiyle birlikte zamanaşımı süresinin durduğu,takdir komisyonunda geçen sürenin bir yılı aşmadığı,takdir komisyonu kararları üzerine düzenlenen ihbarnamelerin de kalan zamanaşımı süresi içerisinde tebliğ edildiği,dolayısıyla, idarece yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket adına, vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bölge İdare Mahkemesi kararının,dava konusu 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının üyeliği zorunlu olmayan derneğe ödenen üyelik aidatları ile ödenmeyen ihbar ve kıdem tazminatlarının gider hesaplarından çıkarılmasından kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, geçici vergi asıllarına ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz istemine gelince;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında, yapılan incelemeler sonucu, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti hâlinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmâlen geçici vergi salınacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği düzenlenmiştir.

Sözü geçen fıkrada, beyandaki noksanlığın bağlandığı %10 oranı, bu nedenle yapılması gereken vergilendirmenin ön koşuludur ve belirtilen oranı aşmayan noksan bildirimlerin, vergilendirme konusu yapılmaması amacıyla öngörülmüştür. Noksan bildirimin %10'u aşması hâlinde, beyan dışı bırakılan tutarın tümünün re'sen veya ikmâlen vergilendirmeye esas alınması, Vergi Usul Kanunu'nun 29 ve 30. maddelerinin gereğidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu.

"Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen 2. fıkrada ise "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi yapılmıştır.

Bu ek fıkranın gerekçesinde değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.

Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk haline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasanın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durum, Anayasa Mahkemesinin 18/10/2003 tarih ve E:2003/67, K:2003/88 sayılı kararında; hukukun üstünlüğünün egemen olduğu ve bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanmasının, hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesinin zorunlu koşullarından olduğu ve hukukî güvenliğin, statü hukukuna ilişkin düzenlemelerde istikrar, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin göz önünde bulundurularak açık ve belirgin hukuk kuralları yürürlüğe koyup uygulayarak sağlanacağı şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda anılan anayasal ve yasal düzenlemeler uyarınca, idarelerce muhataplarına tebliğ edilecek olan idari işlemlerde, ilgililerden ödenmesi istenilen vergi ve ceza miktarlarının hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık ve anlaşılabilir nitelikte olması, ayrıca kanun yolu, merci ve sürelerin, söz konusu işlemler üzerinde belirtilmesi gerektiği tabiidir.

Her ne kadar geçici vergiye ilişkin ihbarnamelerde, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının.

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer aldığı belirtilse de; söz konusu ihbarnamelerde geçici vergiye yer verilmesi nedeniyle, davacı tarafından, daha sonra hakkında yapılacak işlemler yönünden açık ve anlaşılır olmayan bu kısmın da dava konusu edildiği,

belirsizliğe neden olan ve gecikme faizinin hesaplanabilmesi için davalının sisteminden kaynaklanan bu durumun, davacıya yöneltilebilecek bir kusur oluşturmayacağı dikkate alındığında ve söz konusu verginin mahsup döneminin geçmiş olduğu da anlaşıldığından, geçici vergi aslı yönünden davanın incelenmeksizin reddine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemlerine ilişkin geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının 0,00-TL alınmasından kaynaklanan kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince.

Vergi Mahkemesince, Mahkemelerinin 2012 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2012 /Ocak-Mart,Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerine ilişkin E:… sayılı dosyasında 10/06/2019 tarihinde verilen K:… sayılı kararda, 2012 yılıyla ilgili inceleme yapılmadan sırf zamanaşımı sebebiyle davacının 18/12/2017 tarihinde takdire sevk edildiği,

bu suretle zamanaşımının durdurulduğu ve tamamen farklı amacı olan takdir komisyonuna sevk müessesesi kullanılarak zamanaşımının bertaraf edildiği,olayda, takdire sevk işlemi sonrası 12/10/2018 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporunun tarhiyata dayanak alındığının görüldüğü ve dava konusu borcun zamanaşımı sebebiyle ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığının belirtildiği,

Kanunda belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespit ve değerlendirmelerin daha sonraki yıllar için yapılacak tarhiyat işlemlerine herhangi bir etkisinin olamayacağı gerekçesiyle davanın bu kısım yönünden kabulüne karar verilmiş ve Bölge İdare Mahkemesince söz konusu karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; anılan karara ilişkin davalının temyiz istemi Dairemizin 30/11/2022 tarih ve E:2020/4693, K:2022/6023 sayılı kararıyla " takdir komisyonuna sevkin zamanaşımını durduğunun kabulü ile olayda, zamanaşımının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi,

zamanaşımının bulunmadığının tespiti halinde, re'sen tarh nedeni hususunda değerlendirilme yapılmak ve re'sen tarh nedeni varsa takdir komisyonu kararının dayanağının incelenmesi suretiyle, takdir edilen matrah yönünden de araştırılma yapılarak karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu husus göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2013/Ocak-Mart,Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi asılları ile geçici vergilere ait vergi ziyaı cezalarının geçmiş yıl zararları ve yatırım indirimi istisnasının …-TL alınmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,

3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 3 sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nisbi harcın alınmasına,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 9. Daire, E. 2020/2367, K. 2022/6024, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Davacının İddiaları
  5. Davalının İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunmaları
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2020/2367
Karar No
2022/6024
Tarih
30 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2020/2368 K.2022/5731
  • Danıştay 5. Daire E.2020/2373 K.2022/9700
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2374 K.2022/5855
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2375 K.2022/5966
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2376 K.2022/5826
  • Danıştay 12. Daire E.2020/2377 K.2022/5834

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.