KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3216 E., 2022/4751 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3216
- Karar No
- 2022/4751
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı-… (… Malmüdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatına ilişkin olarak fatura düzenlemediği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2013 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından tevdii edilen 4 adet günlük döküm defteri, 1 adet 2013-2014 dönemine ait kebir defteri (müstahsil kayıt defteri), 1 adet 2012-2013 dönemine ait ticari broşür (tüccar kayıt defteri) ve 2 adet çözümü yapılan flash bellek üzerinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, davacının 2013 yılında 2.250.096,84-TL tutarlı fatura ile 2.155.909,20-TL tutarlı müstahsil makbuzu düzenlemediğinin somut bir biçimde tespit edildiği sonucuna varıldığından, davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından tutulan günlük döküm defteri ile ticari broşür defteri karşılaştırılarak farklılıklar ortaya konulmadan müstahsil makbuzu düzenlenmeyen satışları flash bellek kayıtlarından net olarak tespit edildiğinden bahisle davacının flash bellek kayıtlarının esas alındığı, ancak flash bellek kayıtları ile kebir defteri kayıtları karşılaştırılarak arasındaki farklılıklar varsa bu farklılıklar ve nedenlerinin ortaya konulmadığı,
kaldı ki bu karşılaştırma yapılsa dahi davacının yasal defterlerinin usulüne uygun olmadığı ortaya konulmadan, davacı yönünden karşıt inceleme yapılmadan, tamamen yasal olmayan kayıtlardan hareketle ve bu kayıtların doğruluğu araştırılmadan eksik incelemeye dayanarak rapor düzenlendiği sonucuna varıldığından;
davacının 2013 yılında 2.250.096,84-TL tutarlı fatura ile 2.155.909,20-TL tutarlı müstahsil makbuzunu düzenlemediğinin somut bir biçimde tespit edildiğinden bahisle davayı reddeden Vergi mahkemesi kararında ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının süreklilik arz edecek şekilde bir kısım gelirlerini, hasılatını kayıtlarına intikal ettirmediği ve beyanlarına yansıtmadığının tespit edildiği, dava konusu özel usulsüzlük cezalarına esas alınan kayıtların davacı tarafından tutulduğu, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki doneler dikkate alınmak suretiyle vergi inceleme raporuna dayanılarak kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/3216, K. 2022/4751, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama