KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3289 E., 2022/3308 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas No
- 2020/3289
- Karar No
- 2022/3308
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında, re'sen tarh edilen 2013 yılı gelir vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına ikmalen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisine ilişkin olarak; davacının yaptığı ithalat işleri ile ilgili olarak düzenlenen serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde "Y.DIŞI" gider olarak belirtilen bedelleri maliyetlerine ekleyerek borç kaydettiğinin açık olduğu, yapılan incelemeyle ilgili olarak düzenlenen 11/08/2017 tarihli Vergi İnceleme Tutanağı'nın 10. bölümünde söz konusu giderlerle ilgili olarak gerçek bir gider olmadığı, gümrük vergilerine esas matrahı artırmak için eklenen fiktif bir gider olduğu,
davacınında bunu kabul ettiği, gerçek gider olmadığı halde maliyet bedeline ekleyerek gelir vergisi matrahını düşük gösterdiği açıklamasının yapıldığı ve davacınında bu tutanağı ve beyanları onayladığı görüldüğünden; davacının gerçek gider olmayan bir kalemi maliyetlerine ekleyerek borç kaydetmesi dolayısıyla gelir vergisi matrahının düşük gösterilmesinden bahisle ikmalen yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği; davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrür hükümlerine ilişkin olarak ise;
davacı adına 2011 ve 2012 yılı için salınan damga vergileri ile bunlar üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının, 20/02/2014 tarihinde yapılan uzlaşma kapsamında kesinleştiği, tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen dava konusu vergi ziyaı cezasının 2013 dönemine ait gelir vergisi tarhiyatı nedeniyle kesilmiş olup, tekerrür hükümlerinin uygulandığı dava konusu cezaya ilişkin eylemin ilk eylemler için kesilen vergi ziyaı cezalarının kesinleşme tarihi olan 20/02/2014 tarihinden önce gerçekleştiğinden, dava konusu vergi ziyaı cezalarının,
tekerrür hükmü sebebiyle artırımlı bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemediğinden, tekerrür hükmü doğrultusunda kesilen vergi ziyaı cezasının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusunun, tekerrüre ilişkin kısmının kabulüne, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatına ilişkin kısmının reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi kanunları uyarınca kesilen tekerrürlü cezanın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/3289, K. 2022/3308, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama