KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3357 E., 2022/4828 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3357
- Karar No
- 2022/4828
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci ve mali müşavir olan davacı adına, ... Gıda İhtiyaç Maddeleri Elek. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi kaçırmak amacıyla yaptığı muhasebe hilesi fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2013 yılı kurumlar vergisi, 2013/Aralık dönemi katma değer vergisi ile gelir(stopaj) vergisi ve 2013/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararıyla; ... Gıda İhtiyaç Maddeleri Elek. İnş. Tur. San. Tic. Ltd.
Şti.'nin muhasebe işlemlerinin tek bir kişi tarafından yürütülmediği, davacı ile birlikte mali müşavir ... ve diğer bir kısım şirket çalışanın daha muhasebe işleriyle ilgilendiği, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, defterlere kaydı gereken bir takım hesap ve işlemlerin "11 Şirket Kasa" diye ifade edilen diğer kayıt ortamına şirket müdürünün talimatı doğrultusunda kayıt yapan kişinin ... isimli şirket çalışanı olduğunun belirtildiği,
bu sebeple muhasebe hilesi olarak ifade edilen kayıtların kim tarafından tutulduğu hususunda şüpheden uzak somut tespitlerin bulunması gerektiği, şirket tarafından kullanılan muhasebe programında hangi kaydın hangi kullanıcı şifresi ile yapıldığı hususunda inceleme ve araştırma yapılmadığı, iştirak suçunu işleyen failin kim veya kimler olduğu somut ve şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmeden ceza kesilemeyeceği, anılan şirketin muhasebe işleriyle ilgili adı geçen herkes hakkında vergi ziyaı cezası kesilmesinin varsayıma dayalı olduğu,
davacı hakkında iştirak suçunu işlediğinden bahisle kesilen dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, yüksek bir ciroya sahip olan şirketin muhasebe hilesini oluşturan yevmiye kaydını menfaat sağlama vb. sebeplerle belirli bir amaç doğrultusunda yaptığı tespit edilmediği gibi muhasebe hilesini bilinçli olarak gerçekleştirdiği, söz konusu işlemleri hata boyutunu aşacak biçimde itiyat haline getirdiği ve asıl mükellef olan şirket ile vergi ziyaına sebebiyet verme konusunda bir organizasyon içinde olduğu,
kasa bakiyesinin azalması sonucunu doğuran yevmiye kayıtları ile davacının şirkete ait paraları şirket ortaklarının kendi tasarruflarında kullanmasını sağladığı şüpheden uzak biçimde ortaya konulmadığı, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları ile oluştuğu saptanmadıkça faile ceza verilemeyeceği yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin idari cezalar için de geçerli olduğu ve davacı hakkında somut ve yeterli bir tespit olmadıkça davacının asıl mükellef şirketin işlediği vergi ziyaı fiiline iştirak ettiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu vergi ziyaı cezalarının dayanağı vergi tekniği raporu ve bu rapor doğrultusunda düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarının hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/3357, K. 2022/4828, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama