KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3615 E., 2022/4931 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3615
- Karar No
- 2022/4931
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İşletmeleri Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sakarya İli Karasu İlçesindeki taşınmaza ait 2014 ila 2018 yıllarına ilişkin emlak vergisi borç tutarının yeniden hesaplanması ve vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından taşınmazın kiraya verilmesinden sonraki tarihlerde defaaten emlak vergisi borcunun ilgili belediyeden sorulduğu ancak muaf olduğundan bahisle emlak vergisi borcu bulunmadığı yönünde cevaplar verildiğinin görüldüğü, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde buna ilişkin bildirimde bulunulması, ardından tarh ve tahakkuk işlemlerinin yapılarak, mükellefe tebliğ edilmesi gerektiği, muafiyetin bulunmadığı,
emlak vergisi mükellefiyetinin bulunduğu yönünde bir tespit yapılması halinde bu durumun vergi değerini tadil eden sebep olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin, borcun güncellenerek yeniden bir hesaplama yapmak suretiyle eksik tahakkuk ettiği iddia olunan kısmın tahsili amacıyla tesis edildiği ve işlem içeriğinde; ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerin mahsup edildiği,
kalan miktarın 31/05/2018 tarihine kadar ödenmesi gereken yazının tebliğinden itibaren bu tutarın davacı tarafından yedi gün içinde ödenmesi gerektiği ifadesine yer verildiği ancak verginin matrahının, hesabının ve miktarının, ikmalen veya re'sen vergi tarhını icabettiren sebeplerin, dava açma süresinin ve dava açma şeklinin yer almadığının görüldüğü,
2013-2016 yıllarında davacıya muaf olduğu bildirilmiş olması karşısında vergiyi tadil eden sebebin bulunması halinde Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca vergi/ceza ihbarnamesi ile tarhiyat yapılması gerekirken davalı idarece ihbarname niteliğini haiz olmayan işlemle tarhiyat ve tahakkuk işlemi yapılmasının mümkün olmadığı, vergi hesaplanarak herhangi bir tarh, tahakkuk işlemi yapılmadığından,
davacının vergi borcunun yeniden hesaplanarak icrai bir idari işlemle tebliğ edilen tarh hüviyetine sahip ancak ihbarnamenin esaslı koşullarını taşımayan vergilendirme işlemi ile bu işlem içeriği vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davanın süresinde açılmadığı, mahkemece emlak vergisinin hatalı olarak hesaplandığı yönünde bir tespit bulunmadığı, usul ekonomisi gereği en azından emlak vergisi yönünden davanın reddi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/3615, K. 2022/4931, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama