KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3938 E., 2022/4575 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3938
- Karar No
- 2022/4575
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- … Çelik Kapı İnşaat Taahhüt ve Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi …’ndan aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Ocak, Şubat, Temmuz, Ağustos ve Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … hakkındaki … tarih ve …-…-… sayılı vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, anılan mükellefin sahte belge düzenlediğinin kesin ve şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde somut olarak ispatlanamadığı, incelemenin, soyut ve varsayıma dayalı olduğu sonucuna ulaşıldığından bu kişiden alınan faturalar nedeniyle re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı,
özel usulsüzlük cezası yönünden de hangi mal alışlarının belgesiz yapıldığına ilişkin hukuken geçerli somut bir tespit ortaya konulmadığından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin henüz 7143 sayılı Kanun kapsamında dava konusu dönemler için katma değer vergisi yönünden matrah veya vergi arttırımına dair bir başvurusu olmadığı tarihte tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunduğu halde tarafına dava konusu ihbarnamelerin düzenlenerek tebliğ edildiği, davacının, ihbarnamelerin tebliğ edildiği tarih itibarıyla 7143 sayılı Kanunun 5. maddesinin 7. fıkrası uyarınca uzlaşma talebi dikkate alınmayacaklar kapsamında bulunmadığının açık olduğu,
uzlaşma talebi ile ilgili olarak usulüne uygun bir şekilde yapılacak tebligatla uzlaşma toplantısına çağrılması suretiyle tarhiyat öncesi uzlaşma aşamasının sonuçlandırılması, uzlaşma vaki olmazsa veya temin edilemezse ihbarname düzenlenmesinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun amir hükmü olduğu, anılan 7143 sayılı Kanunda matrah artırımında bulunma hakkı tanınan süreler içinde tarhiyat öncesi uzlaşma müessesesinin hiçbir şekilde işletilmeyeceğine ilişkin açık hüküm de bulunmadığı,
davacının 7143 sayılı Kanundan yararlanması ihtimaline binaen, varsayımdan hareketle, davacının tarhiyat öncesi uzlaşma hakkından yoksun bırakılmak suretiyle henüz yasal şartları oluşmadan düzenlenen vergi ceza ihbarnameleriyle davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
7143 sayılı Kanunun, 18/05/2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesi nedeniyle davacı şirketin tarhiyat öncesi uzlaşmadan faydalanamadığı, düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/3938, K. 2022/4575, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama