KÜNYE
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/430 E., 2022/4743 K.·T.C. Danıştay Dokuzuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/430
- Karar No
- 2022/4743
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacılar)
- 1-...
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2-... VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Asıl borçlu mirasbırakan ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla vâris sıfatıyla davacılar adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davalı idarece ödeme emrinin ...'a tebliğ edildiği ve ...'ın bu davada taraf sıfatı ve hukuki menfaati bulunmadığı iddia edilmiş ise de; ödeme emrinin ... mirasçıları adına düzenlenmesi, ...'ın ... ile birlikte mirasçı olması dikkate alındığında adına ödeme emri düzenlenen ...'ın dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, davacılar tarafından açılan mirasın reddi davasında ....
Sulh Hukuk Mahkemesinin E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacıların kendilerine intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerinin tesciline karar verildiği, anılan kararın 06/08/2007 tarihinde kesinleştiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 12. maddesinde ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılara geçeceğinin düzenlendiği, bu halde mirası reddettiği anlaşılan davacılar adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı;
öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesi uyarınca, süresi içinde yapılmış olan ret beyanının, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılacağının hükme bağlandığı, bu doğrultuda sulh hukuk mahkemesince davacıların mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerinin tescil edilmesine karar verildiği, davalı idarece ödeme emri düzenlenmeden önce mirasçılık durumunun ilgili kurumdan öğrenilmesi mümkün ve gerekli iken bu yola başvurulmamış olduğu, nitekim davacılar tarafından mirasın reddedilmiş olduğunun davalı idareye bildirilmesini zorunlu tutan herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı,
dolayısıyla davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idarenin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, öte yandan ödeme emrinin mirasçı ...'a tebliğ edildiği, bu nedenle diğer mirasçı ...'ın davada taraf sıfatı ve hukuki menfaatinin bulunmadığı, davanın bu davacı bakımından belirtilen nedenle reddedilmesi gerektiği, bununla birlikte mirasın reddedildiğini bilme imkanının bulunmadığı, dolayısıyla davanın açılmasına neden olunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 9. Daire, E. 2020/430, K. 2022/4743, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama